26 Mart 2009 Perşembe

Daily Flash - I Flash Daily (1966-1968)

Bi dolu proje var, o var bu var derken baktım ki blogu sallamışız. Kendi adıma sallamışım demek daha doğru… Kvartetten, Lolipop Yonçin ve Kozmik Kedi boş durmamış, iyi de olmuş. Gelelim Daily Flash'e... Enteresan bi gruptur. Öyle ahım şahım bişey beklemek doğru değildir belki ama albüm yapmadan tarihe geçenlerdendir bu elemanlar da. 1965 yılında kurulmuşlar ve özelllikle 1966-1968 yılları arasında kayıtlar yapmışlar. Bu albüm o kayıtların 1985 yılında ancak yayınlanabilmiş toplamasıdır. Psychedelic Folk Rock tarzlarını en iyi anlatan kelime dizimidir. Grupta başı çeken eleman Douglas Hastings adındaki gitarist abimizdir. Hastings aynı zamanda çok iyi bildiğimiz Buffalo Springfield ve Rhinoceros gruplarında da yer alarak kariyerine önemli noktalar eklemiştir.

Ben bugün yazma konusunda nedense tutuk olduğumu hissediyorum. Havadan mıdır sudan mıdır bilmiyorum. İşin kötüsü fena halde albüm tanıtımı ekleyesim var. Hatta kafamda Motiffe, Drum Circus, Grapefruit, Hook, Lucifer's Friend ile ilgili tanıtımlar dolaşıyor. Ama bu dil ve anlatı becerisinden yoksun halle yazmanın da pek bi manası olmasa gerek.

Albümde benim favorilerim Canteloupe Island, When I Was a Cowboy ve sırf isminden dolayı The French Girl. :) Ha unutmadan... Şu aralar OctoRadio'da en sık çalınan gruplardan biridir.

DAILY FLASH

Douglas Hastings / Gitar
Steve Lalor / Gitar, Vokal
Don MacAllister / Bass, Mandolin, Vokal
Craig Tarwater / Gitar
Tony Dey / Davul
Rick Dey / Gitar, Vokal
Barry Curtis / Vokal, Gitar
Don Wilhelm / Bass, Vokal
Steve Peterson / Vurmalılar, Mandolin
Jon Keliehor / Davul

I DAILY FLASH

1 - Queen Jane Approximately
2 - Violets of Dawn
3 - Green Rocky Road
4 - Barbara Flowers
5 - The Girl From North Alberta
6 - The French Girl
7 - Grizzly Bear
8 - When I Was A Cowboy
9 - Canteloupe Island
10 - Jack of Diamonds
11 - Queen Jane Approximately (Live Version)

22 Mart 2009 Pazar

Santana - Santana (1969)

Henüz daha ortaokuldaydım. Okuldan bir an önce eve gelip televizyonda matine şeklinde yayınlanan Yeşilçam filmlerini izlemek gibi takıntılı bir derdim vardı. Filmleri izledikçe fonda çalan müziklere de kulak kabartmaya başladım. Zamanla bu filmleri müzikleri için izlediğimi anlayacaktım. Güzel yıllardı...

Bir gün "Turist Ömer Yamyamlar Arasında" adlı yapıma denk gelmiştim. İşte o günden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı. Zira filmin fon müziğinde "Jingo"suyla lafı bir an evvel kendisine getirmek istediğim Santana vardı.

Carlos Santana'yı yeryüzünde bilmeyen yoktur sanırım. Popçusu da biliyor, rapçisi de biliyor, osu da busu da... Yalnız kim ne derse desin Santana bir don lastiğiymişçesine farklı müzik tarzları arasında bir o yana bir bu yana çekiştiriliyor ve bu sebepten ötürü herkesin kafasında farklı bir Santana algısı var. Santana'nın ödün verme gibi görünen oysa özünde devrimcilik olan bu değişik arayışlara yönelimini Bruce Lee bandrollü "su gibi ol kardeşim" felsefesine de yontabiliriz.

Evet, herkesin farklı bir Santana'sı var. Hatta Santana'yı sevmeyen prog severler de olmuştur, olacaktır. Gentleoctopus blogu içerisinde Santana'ya dair bir yazı olmaması da bu tezimi güçlendiriyor. Ama derseniz ki "Santana'ya gelene kadar kimler var", o zaman ben de "haklısınız" derim.

Karşınızda Santana ve arkadaşları...

SANTANA
Gregg Rolie / Klavye, Vokal
Michael Shrieve / Davul
David Brown / Bas
Michael Carabello / Vurmalılar
Jose 'Chepito' Areas / Vurmalılar
Carlos Santana / Gitar, Vokal

SANTANA

1 - Waiting (4:04)
2 - Evil Ways (3:56)
3 - Shades of Time (3:13)
4 - Savor (2:45)
5 - Jingo (4:21)
6 - Persuasion (2:35)
7 - Treat (4:43)
8 - You Just Don't Care (4:35)
9 - Soul Sacrifice (6:38)

20 Mart 2009 Cuma

Arthur Brown's Kingdom Come - The Journey (1973)

Merhaba herkese....

Ne güzel bi resim değil mi yanda duran? Uzayda otostop yapan bi amca gibi sanki. Ama ben bu albümü kapak resmi güzel diye eklemiyorum tabii ki... Bir türlü giremedim konuya yahu!

Journey albümü, bu ad ile çıkarılan üçüncü albüm. Bundan önceki grup ismi ise “The Crazy World of Arthur Brown”mış. Adından da belli oluyor sanırım albümün nasıl olduğu. Aslında önceki isimlere ya da albümlere bakarak şimdi için bi tahmin ya da genelleme yapmak da pek tarzım değil ama samimiyetle söylüyorum; bu albüm dinlenmeyi oldukça hak eden bir albüm!!!

Mellotron and ARP 2600 synthesizer (bireştirici diye çevirdi sözlük synthesizer kelimesini; bireştirici de neyse artık...) heh işte bu aletin buradaki kullanımı özellikle takdire değer bulunuyor. Bir de bu albüm çıkmadan önce davul ve klavyedeki elemanlar ayrılmış. Sanırım bu ayrılıktan sonra karar verilmiş biraz değişiklik yapılmasına. Bu isim altında çıkan diğer iki albümden farklı olarak “The Journey”, grubun daha önceki çalışmalarında izlerini görebileceğimiz İngiliz gruplara has özelliklerin tarih olduğu ve daha bi spacey daha bi progressive özellikleriyle kulaklarımızın pasının daha bi derinlemesine silindiği bir albüm bence. Çıktığı yıllarda çok da fazla ilgi görememiş abimizin çalışmaları. Hatta Arthur Brown daha sonra Texas’ta marangozluk yaparken görülmüş. Ben ellerin yalancısıyım valla öyle diyorlar...

Gelelim albümde dikkat edilmesi gereken parçalara… Öncelikle ilk sırada yer alan “Time Captives” ile üçüncü parça “Gypsy” benim favorilerim... Dinleyin siz yine de tamamını! Hepsi ayrı bir güzel, ayrı bir eğlenceli… Eminim dinledikten sonra çok şey bulacaksınız söyleyecek...

ARTHUR BROWN'S KINGDOM COME

Arthur Brown / Vokal
Phil Curtis / Bass
Andy Dalby / Gitar
Victor Peraino / Klavye
Tony Uter / Perküsyon

THE JOURNEY

1 - Time Captives (8:17)
2 - Triangles (3:17)
3 - Gypsy (9:09)
4 - Superficial Roadblocks (6:56)
5 - Conception (2:07)
6 - Spirit of Joy (3:17)
7 - Come Alive (8:45)

8 Mart 2009 Pazar

Fred - Fred (1971)

Fred diskografisi bu albümle tamamlanıyor. Gerçi grup için her şey bu albümle başlamıştı ama ben son albümden başladığım için sona ilk albümleri kaldı :)

Grubun zamanında yayınlanmamış ilk albümleri. Ben ilk bu albümü dinlediğimde gerçekten çok beğenmiştim. Ne de olsa psychedelic şeyler severim. Sonra Gnosis’e girip diğer iki albümlerinin bundan daha yüksek notlar aldığını görünce hemen o albümleri aramaya giriştim. Uzunca bir süre camiadan tanıdığım kimler varsa Fred’in ikinci ve üçüncü albümlerini sordum. Sonunda bi şekilde buldum. Siz aramayın diye tüm albümleri dökeyim istedim buraya.

Sayısız Psychedelic albüm dinlemişliğim vardır. Bu en önde sevdiklerimden biridir. Enteresan bir albüm… Ya çok güzel şarkılar var ya da kötü. Yapılan güzel şarkılar sözleri dışında oldukça kaliteli. Bu yüzden grup ilk dinlediğimde bana çok “kaliteli” gelmişti. Zaten “Notes on a Picnic” ve “Live at the Bitter End”i dinleyince kulaklarımın yanılmadığını anladım. Grup, belli bir müzikal bilgiye sahip olduğunu bu ilk albümde ortaya koyuyor. Beste yönünde eksiklikleri olduğu kanaatine varıyor insan. Daha öncede söylediğim gibi çok yetenekli müzisyenlerden oluşan bir grup olduğunu hemen anlıyorsunuz. Sonraki çalışmalarında müzikal yönlerini Fusion’a çevirdiklerini görüyoruz. Gerçek yeteneklerini oralarda kusmuşlar.

Bu albüm, grubun müzikal kariyeri boyunca yaptığı tek 45’lik olan “Love Song”u barındırmakta. Sözleri çok kötü olsa da gitar ve keman kombinasyonu muhteşem. İlk şarkı olan “Four Evenings” de gayet kaliteli bir çalışma. Bir kez daha söylemek gerekir ki Joe Decristopher ve David Rose harika müzisyenler.

Maalesef daha albümleri yok. Gönül isterdi ki daha çok olsun ben onları da yayınlayayım… Ama yok. Yine de albüm çıkaramamış bir grup için yeterli kayıt tutmuşlar ve bizi böyle güzel bir gruptan mahrum bırakmamışlar. Tüm albümlerini kesinlikle tavsiye ederim.

FRED

Joe Decristopher / Gitar
David Rose / Keman, Vokal
Ken Price / Klavye, Vokal
Mike Robison / Bas Gitar, Vokal
Bo Fox / Davul, Vokal
Gary Rosenberg

FRED

1 - Four Evenings (6:39)
2 - Soft Fisherman (6:31)
3 - Salvation Lady (6:01)
4 - By the Way (6:45)
5 - I'll Go On (4:26)
6 - For Fearless Few (3:47)
7 - A Love Song (4:40)
8 - Booking Agent Blues (4:33)
9 - Windwords (6:51)
10 - A Love Song (45rpm version) (3:28)

Fred - Notes on a Picnic (1974)

Fred’i tamamlamaya karar verdim. İlk olarak “Live at the Bitter End”i paylaşmıştım. Dedim ki madem tersten başladık öyle devam edelim.
Notes on a Picnic, grubun ikinci albümü. Daha doğrusu yayınlanmamış üç albümünden ikincisi. Bu albüm de üçüncüsü gibi, fusion (jazz/rock) tadında bir albüm. İlk albümleri olan “Fred”den sonra çıkan bu albümde tarz olarak çok olgunlaştıkları ve değiştikleri görülmekte. Bundan sonra ilki olan “Fred”i de yayımlayınca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Psychedelic olan “Fred”den resmen Fusion’a sert bir geçiş yapmışlar. Gerçi ilk albümleri de gayet başarılı, gelişme sinyalleri veren bir albüm.

Müzik daha önce de yazdığım gibi; Joe Decristopher ve David Rose etrafında olgunlaşıyor. Bu albümde klavye kullanımı biraz daha fazla… Çalış stilini beğendiğim Bo Fox da bu müzikte önemli bir yere sahip, grubun müzikal yapısını harika bir biçimde tamamlıyor. Çarpıcı keman ve gitar icralarına hazırlıklı olun.

Bir şarkıyı diğerinden ayırmadan dinlenebilecek süper bir albüm. Eğer daha önce yayımladığım “Live at the Bitter End”i beğendiyseniz buna da bayılacaksınız. Bunu garanti edebilirim. Grup ile ilgili yazdığım yazıları tekrar etmeme gerek yok. Uzatmayayım… Keyfini çıkarın…

FRED
Joe Decristopher / Gitar
David Rose / Keman, Vokal
Ken Price / Klavye, Vokal
Mike Robison / Bas Gitar, Vokal
Bo Fox / Davul, Vokal
Gary Rosenberg

NOTES ON A PICNIC

1 - Here's a Wet One (6:02)
2 - Notes on a Picnic (4:02)
3 - Variations (3:23)
4 - Mantra (5:30)
5 - For Bela Bartok (4:25)
6 - The Head's The Best Part (6:04)
7 - Cheese Dog (4:21)
8 - Chaos in the Conservatory (8:47)
9 - Perverseerance (4:42)
10 - Political Silence (4:42)
11 - Slippin' Into Darkness (12:44)

2 Mart 2009 Pazartesi

Alia Musica - Alia Musica (1979)

Radyodan yapılan Alia Musica isteği üzerine işte sizlere Alia Musica. Alia Musica 12 müzisyenin bir araya gelerek yaptıkları şahane bir çalışma. Prodüktörlüğünü Premiata Forneria Marconi’den hatırlayağımız Mauro Pagani yapıyor, aynı zamanda da müzisyen olarak grupta yer alıyor. PFM dedik diye “ooo PFM ha” deyip onların tarzında bir müzik beklenmesin, çünkü PFM tarzından çok uzak bu albüm. PFM'nin en verimli, en iyi dönemlerinde yer alan Mauro Pagani, 1976’da gruptan ayrıldıktan sonra solo takılmaya karar verip kariyerini farklı bir yönde sürdürmüştür. Başka gruplarla da çalışmış 12 müzisyen bir araya gelip 1979 tarihli İtalyan Folk tarzındaki bu albüme imzalarını atmışlar. Mauro Pagani'nin solo kariyerinde yapmış olduğu albümler de dinlenesidir ayrıca. İkinci albümü Sogno di una Notte d'estate aynı zamanda tiyatro ve film müziği olarak da kullanılmış... Ünlü şarkıcı ve söz yazarı Fabrizio de Andre’yle tanışmasından sonra film müzikleri alanına da girmiştir. Albüm hakikaten nefis… Ortaçağ müzik aletlerinin kullanıldığı bu albümü dinlerken ortaçağ karanlığını, kasvetini (ki ortaçağ empoze edilenin aksine hiç de abartıldığı gibi değildir:) hissedeceğinize eminim. Mauro Pagani burada yaylıların atası sayılabilecek "rebec" ilginç bir sesi olan çevirmeli garip bir zımbırtı "vielle" kullanmış. Neyse keyifle dinleyin.