Jazz Funk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jazz Funk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2023 Cuma

Chicago / The Chicago Transit Authority (1969)

Tamam, proggerlar Chicago'yu sevmez ama bu onların kendi alanlarında iyi bir grup olduğu, kendi dönemlerinde çığır açtıkları gerçeğini değiştirmez. Kaldı ki adamların zaten Progressive yani ilerleyen bir yanları da yok değil. Bu konudaki en büyük sorunları popülist olmalarından kaynaklanıyor olabilir. Aman canım, o kadar da olsun!

Diğer yandan bakıldığında, daha önce blogda defalarca adını geçirdiğimiz ve Blood, Sweat & Tears ile birlikte Jazz'ın müzik endüstrisine daha fazla girmesini, daha fazla satış yapılmasını ve buradan doğan (yapımcılar için elbette) ticari başarı güveni ile birlikte özellikle 70'li yıllarda Jazz tabanlı pek çok Rock grubuna şans verilmesini sağlamışlardır. Yani 70'lerden sevip dinlediğimiz bütün o Fusion, Jazz Rock, Avant Jazz ve nicelerinin görücüye çıkabilmesinin 2 sebebinden biri Chicago ve elde ettiği başarıdır. Hem ticari hem müzikal ve hem de dinleyici kitlesi oluşturma başarısını göstererek yapımcı firmalara Jazz içeren albümlerin de para kazandırabileceğini göstermiş, pek çok sağlam grubun ve müzisyenin yolunu açmışlardır. Bir daha kimse demesin yani Chicago sevmem diye! Sevmeseniz de hakkını yemeyin bari. (Niye bu kadar gaza geldiysem.. he seçim var Pazar günü, ondandır)

Başlangıçta The Chicago Transit Authority adıyla kuruluyorlar 1967 yılında. Lakin yapım anlaşması imzaladıktan sonra yapımcı firma ismi değiştirmeleri ya da kısaltmaları gerektiği yönünde baskı yapıyorlar. Zira Chicago Transit Authority aslında, Chicago, Illinois'de Otobüs ve Tren servisini sağlayan devlet kurumunun adı. Buradan problem çıkacağını bilen yapımcılar ismin Chicago'ya dönüşmesini sağlamışlar.

1967'de kurulup 2 yıl boyunca yoğun bir şekilde çalışan grupta eleman değişiklikleri çok fazla yaşanmayınca ürettikleri ve kaydettikleri parçaların sayısı bir hayli artmış. Parçaların hepsi popüler olmaya aday parçalar da olunca yapımcıların iştahı daha da fazla kabarmış. Hatta o kadar ileri gitmişler ki daha ilk albümünü çıkaracak olan gruba 2'li Plak yapma cesaretini göstermişler. Zaten konserlerden belirli bir kitle elde etmeyi başarmış olan grup bu albümle birlikte de orta düzeyde bir patlamaya yol açmış. Çünkü o güne kadar Jazz'ın bu kadar popülerleşebileceği düşünülmemiş.

Coşkuyla çalınmış parçalardan oluşan albümü tarafsız bir duruşla dinlediğinizde acayip iyi olduğunu da fark ediyorsunuz. Psychedelic bazı yaklaşımlar sergilenirken, ilerlemeci bir yapıya da sahip albüm.

CHICAGO

Terry Kath / Elektrikli Gitar, Akustik Gitar, Lead Vokal, Backing Vokal
Robert Lamm / Piyano, Wurlitzer, Hammond, Hohner Pianet, Marakas, Lead Vokal, Backing Vokal
Lee Loughnane / Trompet, Claves, Vokal
James Pankow / Trombon, Cowbell
Walter Parazaider / Saksafon, Tambourine, Backing Vokal
Peter Cetera / Bass, Lead Vokal, Backing Vokal, Agogo Bells
Daniel Seraphine / Davul, Vurmalılar

THE CHICAGO TRANSIT AUTHORITY

LP 1
01. Introduction (6:35)
02. Does Anybody Really Know What Time It Is? (4:35)
03. Beginnings (7:54)
04. Questions 67 and 68 (5:03)
05. Listen (3:22)
06. Poem 58 (8:35)

LP 2
07. Free Form Guitar (6:47)
08. South California Purples (6:11)
09. I'm A Man (7:43)
10. Prologue (August 29, 1968) (0:58)
11. Someday (August 29, 1968) (4:11)
12. Liberation (14:38)

12 Nisan 2023 Çarşamba

Dreams / Dreams (1970)

Dreams
'i daha önce hiç duymamış olabilirsiniz. Ama bu başarısız ya da kötü olmalarıyla alakalı değil. Tanıtımlarının zamanında yeterince yapılamamış ya da yapılmamış olması bu konudaki en büyük etken. Ticari başarı kazanamasalar da enfes bir albüm yaptıkları da aşikar. Jazz'ın Rock ile buluştuğu ve yüksek perdeden başarı elde etmeye başladığı dönemde kuruluyorlar. Çok kısa ömürlüler ama 2 albüm kaydediyorlar. Kısa ömürlü olmalarının sebebi grup elemanlarının farklı gruplarla ya da solo çalışması.

Ayrıca grup elemanlarını görünce insanın dudağı uçukluyor. Kimler yok ki kadroda. Michael ve Randy Brecker, Billy Cobham, John Abercrombie, Jeff Kent gibi elemanlardan kurulu Dreams. Zaten Jazz kökenli müzisyenler oldukları ve öyle ya da böyle bir deneyim sahibi oldukları için kaydettikleri ilk albüm gerçekten de çok iyi.

Chicago ve Blood, Sweat & Tears'ın açtığı yolda ilerleyen grubun albüme kattığı çok şey var. Bazı kaynaklarda bahsi geçen 2 grupla sık sık karşılaştırılsalar da onlarla alakaları yok diyebiliriz. Evet benzer işler yapıyorlar ama Chicago ve Blood, Sweat & Tears'da olduğu gibi Dreams'in de kendine has bir tarzı, duruşu ve bakış açısı bulunuyor.

Müzikal anlayışlarında New Orleans tarzı Blues ile genişleyen yapı doğaçlama olduğu açıkça belli olan parçalarla şekilleniyor. Bu noktada da az önce adından söz ettiğimiz iki gruptan ayrılıyorlar. Zira Dreams'in Jazz anlayışı diğerlerine oranla daha fazla serbest, özgür ve doğaçlama içeriyor. Doğaçlamaların parçalara kattığı coşku, ham gibi görünen parçaların bu durumdan sıyrılıp kendine has bir hava içerisine bürünmesini de sağlıyor.

Belirtmeden geçmeyelim... ikinci albüm ilkinin yanında kötü olarak anılabilecek kadar vasat. Grup elemanları ticari başarı kazanamamış olmaktan kaynaklı bunu da böyle sallayalım şeklinde çalışmışlar izlenimi bırakıyor insanda. 

Bu arada Dreams albümünün vokal temelli Jazz Fusion albümlerinin ilklerinden ve en iyilerinden olduğunu hatırlatalım. Günümüzde bu tarz müzikler fazlasıyla modası geçmiş gibi gözükse de gerçekten de türün hakkını vererek dinleyenler için Dreams'in 1970 tarihli ilk albümü nefis bir dinlencelik. Boşluk bırakmadan, yormadan, canınızı sıkmadan Jazz'ın dehlizleri içerisinde gezdiriyor sizi.

DREAMS

Michael Brecker - Tenor Saksafon, Flüt
Randy Brecker - Trompet, Flugelhorn
Billy Cobham - Davul, Vurmalılar
Jeff Kent - Klavye, Gitar, Vokal
Doug Lubahn - Bass, Vokal
Barry Rogers - Trombon, Wagner Tuba
Edward Vernon - Vokal
John Abercrombie - Lead Gitar

DREAMS

01 - Devil Lady 3:33
02 - 15 Miles to Povo 3:01
03 - The Martanine 2:25
04 - Holli Be Home 5:41
05 - Try Me 5:08
06 - Dream Suite 14:45
        - Asset Stop
        - Jane
        - Crunchy Grenola
07 - New York 5:35

15 Ocak 2023 Pazar

Nucleus - Elastic Rock (1970)

Duyduğunuz ilk anda önce dikkatinizi sonra da tamamen sizi atmosferine çeken nefis bir Jazz/Fusion grubu Nucleus. 1969 senesinde Ian Carr liderliğinde kurulan grup, 1989 yılına kadar türlü kadro değişiklikleri ile yoluna devam edebilmiş fakat maalesef dağılmaktan kurtulamamış. 2000’lerde bir kaç konser verse de tekrar bir araya gelmemişler. Bu arada klasik müzik ve jazz harmanı 1988 tarihli son albümülerini de şimdiden tavsiye edeyim.

Grupla ilgili bilgiler epey karmaşık ki bu yazının konusu olan albüm dışında bazı albümler Ian Carr’ın liderliğinden çok solo projesine dönüşüp Ian Carr’s Nucleus ismiyle yayınladığı bazıları da “with Nucleus” gibi başlıklara sahip. Orijinal kadro ilk 3 albümde sabit kalıyor fakat sonrası her albümün farklı müzisyenlerle kotarılmış.

Carr reddetse de Bitches Brew öncesi yayınlanan albümün Miles Davis etkileri bariz olsa orijinal kadronun elemanlarından biri olan Chris Spedding ve gitar işleri albümün ilk yarısında pek kendini belli etmese de ikinci yarı ile beraber John Marshall’ın jazz disiplininden nispeten uzak davullarının da etkisiyle genel sounda “rock” etiketini yapıştırmamızı sağlıyor. Genelde unison giden nefesliler ve tuşlulara cevapları ile tempoyu yükselten gitar ve bass yürüyüşleri, Carr’ın trompet soloları parçaları kaosu da körüklemekten de geri durmuyor. İlk yarısında kafa dinlediğiniz albümün ikinci yarısında kafayı yemeye yaklaşıyorsunuz.

Bu arada Spedding’in jazz grupları ile takıldığı bu yoğun dönemde, bir derginin anketi sonrası John McLaughlin ardına ikinci seçilmesi, plak firmasının ısrarı üzerine Nucleus’un prototipi olan “Song Without Words” albümünü yapmasına neden olmuş. Anlaşmaya “beğenmezsem yayınlatmam” maddesini koyması ile yayınlatmamış ama bir-iki sene sonra izinsiz Japonya’da yayınlanmış. Ha bir de sonradan Sex Pistols'un mimarlarından biri olarak tarihe adını yazdırması ile tanınıyor kendisi.

NUCLEUS

Chris Spedding / Gitar
Karl jenkins / Piyano, Hohner Electra-Piyano, Obua, Bariton saksafon
Brian Smith / Tenor & Soprano saksafon, flüt
Ian Carr / Trumpet, Flugelhorn
Jeff Clyne / Akustik & elektro bass
John Marshall / Davul ve perküsyonlar

ELASTIC ROCK

01. 1916 (1:11)
02. Elastic Rock (4:05)
03. Striation (2:15)
04. Taranaki (1:39)
05. Twisted Track (5:15)
06. Crude Blues, Pt. 1 (0:54)
07. Crude Blues, Pt. 2 (2:36)
08. 1916- The Battle of Boogaloo (3:04)
09. Torrid Zone (8:40)
10. Stonescape (2:39)
11. Earth Mother (0:51)
12. Speaking for Myself, Personally, in My Own (0:54)
13. Persephones Jive (2:15)

11 Ocak 2023 Çarşamba

Lighthouse / One Fine Morning (1971)

1969
yılında Ontario, Kanada'da kurulan Jazz Rock grubudur Lighthouse. Acayip şekilde kalabalık kadrosu ve o kadrodan çıkan bir dolu değişik sesle Jazz Rock ve Fusion janrlarında yer edinmiş kaliteli gruplardan da biridir. Daha önceleri Janis Joplin, Al Kooper, Carlos Santana gibi isimlerle çalışmış olan Skip Prokop'un liderliğinde kurulmuş olan grubun müzikal anlayışı Prokop'un da birlikte çalmayı en çok sevdiği Al Kooper'ın tarzından etkilenerek gelişir. Doğal olarak da ortaya karışık, değişik ve etkileyici albümler çıkar.

Konumuz olan One Fine Morning, Lighthouse'un en iyi albümü değildir ama en popülerleşmiş, samimi ve insanın kanını kaynatan albümlerinin başında gelir. Kurulduktan hemen sonra çıkardıkları 3 albümün ilk ikisi fevkalade olarak nitelendirilebilecek albümlerdir. Üçüncü albüm kötü olmamakla birlikte bu enfes iki albümden sonra biraz geride kalmıştır. Albümün böyle olmasının en büyük sebeplerinden biri de grubun yapımcı firmayla anlaşmazlıklar yaşaması ve kaydedilen albümün yapımcı firmayla son albüm olduğunu bilmelerinden de ileri gelmektedir.

Dördüncü albüm olarak karşımıza çıkan One Fine Morning ise yeni bir başlangıcın ve yepyeni bir vokalin etkilerini içerir. RCA'den ayrılıp GRT'ye geçtikleri sırada vokali devralan Bob McBride sayesinde albümün daha fazla sattığı ve ticari başarı yakaladığı söylenir. Birçok açıdan da doğrudur bu saptama. Zira dördüncü albüm en çok satan albümleri olur ve içinde 2 tane hit single çıkarır. Hatta o kadar başarılı olur ki RCA yanlış yaptığının farkına varır ve adilik denilebilecek bir yaklaşımla, ellerinde kalan Lighthouse parçalarından One Fine Light adıyla bir toplama albüm yapıp piyasaya sunacak kadar ileri giderler. RCA'den çok gruba faydası olur bu yaklaşımın. Daha çok tanınır / bilinir hale gelirler. Bir sonraki yıl kaydedecekleri efsanevi Lighthouse Live konser kaydına da önayak olur.

1974 yılına kadar 3 stüdyo albümü daha yayınlayan grubun müzikal anlayışı grubun kurucusu Prokop'un bile hoşuna gitmez ve ayrılır. Kalanlar yola devam etmek için uğraşsalar da 2 yıl boyunca sadece konserlerde boy gösterirler ve 1976 yılında dağılırlar.

Jazz Rock'tan bahsettiğimizde adlarını sıkça andığımız Blood, Sweat & Tears ve Chicago'nun yolundan ilerleyen Lighthouse, yaptıkları müziğe pek çok türden eklemeler yaparak ilerlemeyi tercih etmişler. Saksafon, Trompet, Trombon gibi üflemelilerin sık kullanıldığı albümlerinde coşkulu parçalara imza atmışlar.


LIGHTHOUSE

Bobby McBride / Lead Vokal, Vurmalılar
Ralph Cole / Gitar, Vokal
Paul Hoffert / Piyano, Vibes
Louie Yacknin / Bass
Skip Prokop / Davul, Vurmalılar, Vokal
Don Dinovo / Viola
Dick Armin / Çello
Pete Pantaluk / Trompet
Howard Shore / Saksafon
Larry Smith / Trombon, Vokal
Keith Jollimore / Saksafon, Flüt, Vokal

Konuk Müzisyenler:
"The Maltese Moon" / Vurmalılar
"The Edmonton Hawks" / Vurmalılar
Jimmy "Teeth" Ienner / Bass, Vokal

ONE FINE MORNING

01. Love Of A Woman (5:52)
02. Little Kind Words (4:15)
03. Old Man (5:35)
04. Sing Sing Sing (3:22)
05. 1849 (6:12)
06. One Fine Morning (5:14)
07. Hats Off (To The Stranger) (3:37)
08. Show Me The Way (2:25)
09. Step Out On The Sea (5:04)
10. Sweet Lullaby (4:56)

20 Aralık 2022 Salı

Sinto / Right On Brother (1972)

Onca ağır grubun ardından hafiften yavaşlayıp, bünyeyi dinlendirmek şart oluyor. Hakkını yemek de doğru değil belki ama Sinto biraz daha hafif kaçanlardan biri benim için. Jazz, Blues ve Funk ile birleşen Psychedelic Rock, bütüne bakıldığında ise Progressive Rock diyebileceğimiz ya da Krautrock deyip işin içinde çıkabileceğimiz bir grup ve albüm. Grup hakkında bilgimiz neredeyse hiç yok. Elbette bir yerlerde hakkında bir dolu bilginin olduğu yazılar vardır ama benim görüş alanıma girmedi. Alman grubu olduklarını, kalabalık bir kadroyla coşkulu ve eğlenceli bir albüm yaptıklarını biliyoruz. Hatta ikinci albüm Sonho Negro'yu da dikkate alıyoruz ama o pek de ilk albüm havasında değil, o nedenle de dışarıda tutuyoruz.

1971 yılı sonlarında Jazz kemancısı Hannes Beckmann tarafından kuruluyor Sinto. Fazlaca kadro değişikliği yaşıyor. Krautrock içine dahil edilen, içinde İngiliz ve Amerikalı müzisyenleri barındıran nadir gruplardan ayrıca. Bazı kaynaklarda Fusion grubu olarak kategorize edilseler de o kadar uzağa gittiklerini söylemek pek de doğru olmaz. Jazz albümün temelini oluşturuyor ama Psychedelic Rock, Blues, Folk gibi türler albümün her yerinde kendini belli ediyor.

Beckmann'ın Jazz geçmişi dolayısıyla Jazz'a odaklandığını düşündüğümüz grup kendi tarzını yaratabilmiş gruplardan biri bir yandan da. Keman albümün her yerinde gezinirken, Konga gibi ritim aletleri onu hiç yalnız bırakmıyor. Ritim bölümünün diğer kısmı olan Bass ve davul ise gerçekten e enfes bir iş çıkarıyor albümün genelinde. Gitarın Funk ile başlayıp Psychedelic'e doğru uzanışları, oradan dönüp bir anda kendi halinde bir Jazz gitarına evrilişini dinlemek keyif veriyor insana.

Geneli, başta da belirttiğimiz gibi coşkulu olan bir albüm Right On Brother. Keyfi kaçanın keyfini yerine getirecek cinsten hem de. Dinlerken her yer turuncu, sarı, kırmızı gibi geliyor insana. Bazı noktalarda Santana'nın evrim geçirmiş hali gibi gelirken kulağa, bazı noktalarda ise ilk dönem İngiliz Jazz Rock gruplarını andırıyor. Yazdıkça albümü düşündüğümden fazla seviyor olduğum gerçeği de çıktı ortaya. Tamam başta hafif mafif dedim ama değilmiş o kadar da. Abartıyorum ben de bazen...

SINTO

Hannes Beckmann / Keman, Akustik Bass, Vurmalılar, Vokal
Peter Holzwig / Piyano, Elektrikli Piyano, Org, Marimba, Vurmalılar, Vokal
Alfred Jones / Gitar, Vurmalılar, Vokal
Abu Dram / Davul, Vurmalılar, Vokal
Cotch Black / Konga, Vurmalılar, Vokal, Sesler
Ralph P. Fischer / Bass, Vurmalılar, Vokal

RIGHT ON BROTHER

01 - Right On Brother 7:34
02 - Rome 6:00
03 - Things I See 3:27
04 - In My Times 3:28
05 - Don't Wait 5:16
06 - Everytime 5:18
07 - Another Voice 3:19



7 Nisan 2008 Pazartesi

1860 Band - 1860 Band (1978)

Adam coşmuş, durduran yok. Şimdiki konumuz progressive funk jazz yapan 1860 Band. Adamlar dünyanın dibinden çıkıp gelmişler buraya; Wellington/Yeni Zelanda (bunun eskisi var mıydı? vardıysa yeniyi kurunca eskiyi ne yaptılar?) Çok sakinler. Kendilerinden emin. Öylece kendi aralarında takılmışlar. Artık Zelanda'nın havasından mıdır suyundan mıdır bilemeyeceğim ama çok estetik olmuş albüm. Üflemeliler ağırlıkta ve adamlar hakikaten de iyi kullanıyorlar aletleri. Bazı tipler (bkz. Saku the Demon) bunu da niye koydun ki buraya endişesi taşıyacaktır. Hatta birader Cyphre bile "olm 1978 tarihli lan bu albüm, bi arıza çıkmasın" diyecektir kendi kendine. Ama punk'ın piyasayı ele geçirmeye başladığı dönemde çıkmış olmasına rağmen albüm, arşivde yer alması gereken albümlerden. De hadi... gidip popstar alaturka izleyin! (reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla bu cümle için Osmantan Erkır'dan para talep ediyorum arkadaş.)

1860 BAND

- Rodger Fox / Trombon
- Geoff Culverwell / Trompet, Flugelhorn, Flüt, Vokal
- Peter Blake / Klavye
- Bill Brown / Davul, Vurmalılar
- Rob Winch / Bass
- Martin Winch / Gitar

1860 BAND

1. Us (3:19)
2. Keep That Same Old Feeling (5:06)
3. Von Tempsky (3:46)
4. Fire & Rain (7:49)
5. That's The Kind Of Love I Got For You (4:13)
6. California Dreaming (5:48)
7. Porky (9:01)
8. Adopted (1:20)