Experimental etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Experimental etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2016 Pazar

The Residents - Meet The Residents (1974)

1960’lı ve 70’li yıllarda yapılan rock müziği, aslında anglo-amerikan kökenlere sahipse de, bu blogda örneklerini bolca bulabileceğiniz, birçok kültüre adapte edilebilir, çok etkileşimli bir müziktir. 60’lardan gelen psikedelik kültür 1970’li yıllara varıldığında evrilerek farklı ulusların elinde farklı müzikal kimliklerin ortaya çıkmasına öncülük etmiştir.

Şahsi fikrim, 70’li yıllarda genel olarak Avrupa’da daha deneysel ve farklı etkileşimlere sahip bir müzikal anlayış hakimken, Amerika müzikal anlamda daha muhafazakar bir çizgiye oturmuştur. Ancak yazımız tamamen bu durumun dışında bir grup hakkında.

The Residents, 60’lı yılların sonunda kurulmuş, ilk albümünü 1974 yılında yayınlamış Amerikalı avangart bir gruptur (kendilerini bu şekilde tanımlarlar mı bilmiyorum). Grup üyeleri Louisiana’da aynı lisede okurlar, kayıt aletleri ile bir takın deneysel işler yapmakta ve beğendikleri müzikleri kaydetmektedirler. Yaşadıkları yer onlara dar geldiğinde, San Francisco’ya gitmek için yola çıkarlar ve San Mateo, California’da kalmaya karar verirler. Philip “Snakefinger” Lithman ve N. Senada ile tanışırlar ve bu iki isim grubun artistik, felsefi ve müzikal anlayışına büyük katkıda bulunur. Senada’nın “bilinmezlik teorisi” (theory of obscurity) aslında The Residents’in müziği hakkında en büyük ipucunu bize vermektedir; “bir sanatçı saf sanatı ancak dış dünyanın etkilerini ve beklentilerini değerlendirmeye almadığında üretebilir.” (N. Senada’nın gerçek bir insan olup olmadığı hala tartışmalıdır. Bazıları onun Captain Beefhart olduğunu iddia eder)

Tabii The Resident için sadece bir müzik grubu yakıştırması yapmak bir eksik bir tanım olarak kalır. Kariyerlerinde birçok multimedya çalışması ve performans sanatı örneği bulunmaktadır. Grup üyeleri kimliklerini hala gizli tutmayı başarabilmişlerdir. İkonik bir hal alan dev göz maskeleriyle sahneye çıkarlar, maskeler ilerleyen dönemde çeşitlense de hala herkes onları bu şekilde hatırlamaktadır. Yaptıkları müzik bu anonimlikten nasibini almıştır; kaotik, atonal, uzlaşmacı olmayan, hatta yer yer rahatsız edici bir havaya sahiptir. İlk dönemden bu yana elektronik müziğe yakındırlar. Gerek imajları, gerekse ürünleriyle dönemin karşı kültürüne karşı bir kültür geliştirmeyi amaçladıklarını söylemek yanlış olmaz. Albümlerinde kült sanatçıları yapıbozumcu bir şekilde coverladıkları da olur. (James Brown’ın This is a Man’s World’ünü tavsiye ediyorum)

Diskografilerine göz attığımızda 50 stüdyo albümü sayısız compilation, konser albümü multimedya yayını görürüz. Bu müzikal kariyer içinde belli bir The Residents tarzından söz edebiliriz ancak onların müziğini sınıflandırmak ya da muadilini bulmak nafile bir çabadır. Yine de Frank Zappa ve Captain Beefheart’a aşina olanların daha kolay kabul edebileceği bir müzik olduğu söylenebilir.

Tanıtacağım albüme gelecek olursak, “Meet The Residents” grubun debut albümü. Hem isim olarak hem de albüm kapağı olarak Beatles’ın “Meet The Beatles” albümüne alaycı bir göndermede bulunmakta. 1977 yılında EMI’ın şikayetleri yüzünden farklı bir cover ile piyasaya sürülmüş. Piyasaya sürüldüğünde 50 kopyadan az satmış ve döneminde hiç dikkate değer bulunmamış bir albüm. İlk şarkı “Boots” ise “These Boots are Made for Walkin’” coverı olarak düşünülebilir mi bilmiyorum. Albüm genelinde piyano ve üflemeliler bolca kullanılmış, çocuksu ve tekrar eden melodiler albüme kaotik ve bir hava katmakta. Bazı melodilerin, her ne kadar alışılmış armoni düzeni dışında yer alsa da, akılda kalıcı bir yanları da var. Değişken ve yer yer düzensiz ritimsel çeşitlilik albümün özgün taraflarından.  Benim kişisel favorilerim ise bir deli dansı olarak adlandırılabilecek “Infant Tango” ve bir Noel şarkısı olarak yazılmış “Seasoned Greetings”.

Herkesin dinleyebileceği bir müzik yapmasa da dönem müziği içerisinde özgün bir yer tutan bu avangart grup kendinden söz edilmesini gerçekten hak ediyor. Grubu tanımayanlar için 50’den fazla albüm, performans sanatı, multimedya materyali tam bir hazine niteliğinde. Son olarak 2015 tarihli "Theory of Obscurity" belgeseli The Residents'e ilgi duyanlar faydalı bir yapım diye düşünüyorum. 


"Nasıl toplumdaki yozlaşmış ve tutucu, ahlaki değerlere karşı mücadele ediyorsak, yerleşmiş müzik kurallarına karşı da mücadele etmeli ve bu kuralları yıkmalıyız. Müzikte çözülen sınırlar, insan ve doğa, ruh ve dünya, ahlak ve toplum kurallarının simgeleridir."

Arnold Schönberg

THE RESIDENTS

James Aaron / Bass, Gitar
James Whitaker / Piano
Wool / Vokal
The Residents / Diğer her şey

MEET THE RESIDENTS

01. Boots (0:54)
02. Numb Erone (1:07)
03. Guylum Bardot (1:19)
04. Breath And Length (1:44)
05. Consuelo's Departure (0:59)
06. Smelly Tongues (1:44)
07. Rest Aria (5:09)
08. Skratz (1:43)
09. Spotted Pinto Bean (5:27)
10. Infant Tango (5:28)
11. Seasoned Greetings (5:13)
12. N-Er-Gee (Crisis Blues) (7:16)

9 Nisan 2009 Perşembe

Red Noise / Sarcelles - Lochéres (1971)

Bazı gruplar vardır dinlediğinizde öyle bir izlenim verirler ki sanırsınız bu adamların müzik yapmak gibi bir gayeleri yok. Can sıkıntılarını dağıtmak, hoşça vakit geçirmek, kafalarına göre takılmak amaçları. Saçma sapalığı müzik literatürüne bile sokarlar hatta. Free jazz - rock diye adlandırabileceğimiz bu albümde adamlar doğaçlama yeteneklerini kullanıp müthiş parçalara imzalarını atmışlar. Örneklemek gerekirse; Frank Zappa, Xhol, Ennexus Quam karışımı diyebiliriz albüm için. Hatta esinlenmişler desek daha da doğru olur belki de.

İlkokul günlerimde 23 Nisan’da bando için istekli öğrenciler ararlardı öğretmenler. Hepimize borazan verirler çalın bakalım derlerdi. Manyak sesler çıkardı o zaman datt dütttt diye. Ben ses bile çıkartamazdım ne yazık ki nefesim yetmezdi. Bi süre sonra da biraz alışınca, bi melodi tutturup beceriksizce aynı şeyi çalar dururduk, yani dururlardı. Bunları niye anlatıyon derseniz, bu albümü dinlerken o günleriniz aklınıza gelecek sizlerin de ondan.

Albüm kısacık kozmik tuvalet isimli parçayla başlıyor sifon çiş sesleri falan, sonra da adam ellerinizi yıkamayı unutmayınız diyor, kafaları çekmiş sarhoş adamların şarkı söylemelerine benzer komik bir şekilde devam ediyor. Adamlar takmışlar tuvalete dalgalarını geçmişler o bi kesin. Galactic Sever Song adlı parçaya geldiğinizde ise vay diyorsunuz adamlar enstrüman kullanmayı biliyorlarmış meğer. :) (Anlayabildiğim kadarıyla sözler için aynı şeyi söyleyemesem de) Final 18:56 dakikalık parçada ipler kopuyor zaten, hep birlikte uçuşa geçiyoruz. Umaguma vari bi atmosferde saksafon ve orgların uçuştuğu başka bir dünyada buluveriyoruz kendimizi.

70'li yıllar Fransa’sı öğrenci hareketlerinin yoğun olduğu bir zaman olduğundan grup müzikal ve politik görüşte anlaşmazlığa düşüp dağılmış. Ayrıca grubun kurucusu gitarist ve vokal Patrick Vian'ın Buruits et Temps Analogues adında 1976 tarihli bir çalışması var. Ek olarak (68-70) arası grupta yer alan saksafoncu Francis Lemmonnier'in Komınter adlı grubu vardır. 1971 tarihli tek albümü fevkaladedir bilginize...

Kısacası nefis bir jazz-rock albümle karşı karşıyayız. Keyfini çıkarın. Bir kaç sefer dinlemeden de, acele karar vermeyin.

RED NOISE

Patrick Vian / Gitar, Vokal
Jean-Klaude Cenci / Saksafon, Flüt, Vokal
Daniel Geoffroy / Bass, Vokal
Philip Barry / Davul, Gitar, Vokal

SARCELLES - LOCHERES

01 - Cosmic, Toilet Ditty
02 - Caka Slow - Vertebrate Twist
03 - Obsession Sexuelle No. 1
04 - Galactic Sewer Song
05 - Obsession Sexuelle No. 2
06 - Red Noise Live au Cafe des Sports
07 - Existential-Import of the Screw-Driver Eternity Twist
08 - 20 Mirror Mozarts Composing on Tea Bag and ½ Cup Bra
09 - Red Noise en Direct du Buffet de la Gare 2nd Partie
10 - A la Memoire du Rockeur Inconnu
11 - Petit Precis D'instruction Civique
12 - Sarcelles C'est L'avenir

2 Şubat 2009 Pazartesi

Don Bradshaw Leather - Distance Between Us (1972)

Gizem bizleri büyüleyen bir olgudur, merak uyandırır. Net bir bilgiye ulaşamamak “gizemi” “Efsane” boyutuna taşır.

Adının bile Don Bradshaw (albüm kapağında Don Bradsham yazmakta) olduğu şüpheli olan bu adam ve yaptığı bu albüm hakkında ortada birçok rivayet dolanmakta. Rivayetlerin sayısının "birçok" olmasının nedeni albümün insanlar üzerinde bıraktığı etki.

Gerçekten enteresan bir albüm, hem de çok… Neredeyse sadece klavye kullanılmış. Hem de korkutucu düzeyde. Tabi biraz uçuk kaçık vurmalı, uzaklardan gelen kadın sesi hatta flüt de var işin içinde... Albüm bir korku filminin soundtracki modunda. Pek bir besteye dayanmadığını tahmin ettiğim deneysel ve doğaçlama bir müzik.

Kapakta görülen adam Don Bradshaw mu kimse bilmiyor. Öyle olduğu tahmin ediliyor. Albümün yayınlandığı firma özel bir firma olduğu için oradan da bir sonuç çıkmıyor... Ortada o kadar çok laf dönüyor ki. En çok konuşulan da Barkley James Harvest’ta çalmış olan Robert John Godfrey olduğu yönünde. Ama sonra birçoğu tarafından o da yalanlanmış.

Ne kadar doğru bilmiyorum ama en sonunda adamın kız kardeşi çıkmış ve abisi ile ilgili bilgi isteyenleri aydınlatmış. Kadının dediğine göre Don, 1948 yılında doğmuş. Klasik müzik ile ilgili çok sağlam eğitim almış. 70’lerin başında Essex’teyken bir şekilde bulduğu fonlarla kendi stüdyosunu kurmuş. İçinde de bir kilise orgu ile -albümde çokça duyacaksınız- albümü çok basit teknikler ile kaydetmiş. Kadın albümü “Aynı oranda Karar ile Merhamet arasında bir denge-bütünlük içinde geçen karar ve merhamet dengesi ” olarak tanımlamış. Böyle bir albümü yapan adamın kardeşi de anca böyle yorumlar albümü. :) Toptan uçmuşlar. :) Onun için bu kadının verdiği bilgilerin doğru olduğunu düşünüyorum. Bu arada Adam denene göre 10 küsür sene önce ölmüş.

Albüm ile ilgili çok farklı tanımlamalar var. En değişiklerinden biri: “Cehennemde bir barda siyah metal bir piyano düşünün, Don Bradshaw Leather’ın estetiğini anlamaya başlarsınız.” Başka bir tanesi : “Korku Senfonisi”. Bilinmezlik ve güzellik insanlarda fazlaca merak uyandırmış. Ben de dahil, bu adamın gerçekte kim olduğunu dinleyen herkes merak ediyor.

Sonuna kadar karanlık, depresif, deneysel, deli, uçuk, kaçık, bulanık... Ama gerçekten çok etkileyici ve kopuk bir çalışma. Kısaca bu dünyadan olmayan bir albüm...

DISTANCE BETWEEN US

01 - Distance Between Us [Part 1] (19:00)
02 - Distance Between Us [Part 2] (18:24)
03 - Dance of the Goblins (22:58)
04 - Autumn Mist (23:14)