23 Nisan 2017 Pazar

IQ - Tales From the Lush Attic (1983)

80'li yıllar progresif rock'ın hem ölümünün ilan edildiği hem de hala canlı olduğunu kanıtlamaya çalıştığı yıllardı. 1980 yılında Genesis "Duke" ile bir yandan Phil Collins'e ilk defa ipleri veriyor gibi gözükürken öte taraftan tarihinin ikinci çok bölümlü destan eserini (epic) ortaya koyuyordu. 1981'de King Crimson "Discipline" ile geri dönecek ama bu dönüş alışılıp sevilmiş Crimson çalışmalarından çok farklı olacak "New Age'leşmiş" bir Crimson ile karşılaşılacaktı. Öte tarafta hepimizin bildiği üzere 70'li yılların sonunda bir punk kalkışması yaşanmış 80'li yıllarla birlikte ana akımdaki yerini post-punk'a oradan new romantics denilen akıma bırakarak farklı formlarda geleneksel rock sesini dönüştürmekle bir nevi yapıbozuma uğratmaktaydı...


Tüm bunların arasında Britanya'da ise yeni nesil bir progresif rock sahnesi türemekle meşguldü. Özellikle İskoçya ve İngiltere'den çıkan gruplar ardı ardına Britanya'nın yeraltı kulüplerinde adından söz ettirmeye başlamış, müzik şirketlerinin ilgisini çekmişlerdi. Neredeyse bir kuralmışçasına Peter Gabriel dönemi Genesis'inden etkilenen ve bunu gizlemekten hiç çekinmeyen bu gruplar daha sonra "neo progresif" denilen etiket altında incelenecekti. 1983 yılında çıkan Tales From the Lush Attic ne progresif sahnenin çıkardığı ilk albümlerden biri olma özelliğini taşır ve sadece IQ'nun müziğine değil neo progresife de iyi bir giriş albümüdür.


Albümde beş şarkı yer alıyor, bunlardan ikisi "destan eser" olarak adlandırabileceğimiz The Last Human Gateway ile The Enemy Smacks. Bu şarkıların ilki oldukça iyi kurulmuş bütünlüklü bir eser olmakla birlikte yer yer Genesis'in Supper's Ready'sini hatırlatıyor. Özellikle vokalist Nicholls'ün tarzı bu alt-türün tüm gruplarına yöneltilen "Peter Gabriel kopyacılığı" ile damgalansa da ben Nicholls'ün sesinin kendine has bir üslubu olduğuna inanlardanım. The Enemy Smacks daha çok uzatılmış bir şarkı gibi dursa da oldukça eğlenceli ve karanlık bir tona sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu iki uzun şarkının yanında albümde iki tane "through the corridors" ile "my baby treats me rigt..." "ara müzik" diyebileceğimiz şarkı bulunuyor. Son olarak da grubun şahsi favorilerimden biri olan Awake and Nervous'tan bahsedebiliriz ki grubun beyni sayabileceğimiz Martin Orford'un performansına dikkat çekmemiz gereken şarkılardan biri.


Şarkı Listesi:

  1. The Last Human Gateway – 19:57
  2. Through the Corridors – 2:35
  3. Awake and Nervous – 7:45
  4. My Baby Treats Me Right 'Cos I'm a Hard Lovin' Man All Night Long – 1:45
  5. The Enemy Smacks – 13:49
  6. Just Changing Hands – 10:18