18 Aralık 2007 Salı

Ten Years After - Ssssh! (1969)

Az önce Saku'nun John Mayall - Crusade'e yaptığı yorumu okurken aklıma geldi de elde bi dolu materyal olunca bi dolusunu unutmak çok kolay oluyo. Cyphre'la da konuştuk şimdi aynı konuyu. Ten Years After hayatımıza (en azından benimkine) etki eden şaaneliklerden biridir. En boktan zamanlarda kulaklarımızda çınlayan, aşık olurken de dayak yerken de rahatlıkla mırıldanabildiğimiz ve her daim hafızada saklı tuttuğumuz bi gruptur. Lakin unuttuk işte! Ayıp ettik. Ayıbımızı örtüyoruz.

Alvin Lee dengesizinin başı çektiği grup harbi blues yapıyor. Bi parçayı arka arkaya 20 kez dinlesen 20 farklı şekil çıkıyor ortaya. Ben bu duruma bi isim koyabilmiş değilim. Kısaca Alvin işte deyip geçiştiriyoruz. İlginç olanı grup elemanları kendi kulvarlarında sırtı yere kolay getirilemeyecek tipler fakat Ten Years After müziğinde etkisi yadsınamaz şekilde ortaya çıkan genelde Alvin Lee olmuyor. Amaaan canım , olsun.. o olsun bu olsun ama Ten Years After olsun. Dinleyin bu albümü mutlaka. Beğenmeyen yorum yazsın desin ki beni kandırdın. En şaanesinden bi albüm hediye edicem. Ama dürüst olsun bunu yapıcak olan arkadaş. (üçkağıtçı tayfasına mensup Saku ve Cyphre hiç heveslenmesin, bu laf onları bağlamıyor.)

Ha bi de Good morning Little Schoolgirl ile I Woke Up This Morning diyorum.

TEN YEARS AFTER

Roy Baker / Özel Efektler
Chick Churchill / Org, Piyano, Davul, Klavye
Alvin Lee / Gitar, Vokal
Ric Lee / Davul
Leo Lyons / Bass


SSSSH

1 - Bad Scene (3:30)
2 - Two Time Mama(2:02)
3 - Stoned Woman(3:30)
4 - Good Morning Little Schoolgirl(7:01)
5 - If You Should Love Me(5:27)
6 - I Don't Know That You Don't Know My Name(2:02)
7 - The Stomp(4:35)
8 - I Woke Up This Morning(5:30)

14 Aralık 2007 Cuma

The Allman Brothers Band - Brothers And Sisters (1973)

Boş bırakmaya gelmiyor yahu.. Daha dün kıçına amerikan bezden yapılma üçgen çaput bağladığımız velet büyümüş de rock müziğinin içine dalmış, bi de yetmemiş ukalalığa vurmuş işi. Hatta belirttiği üzere götü de havalanmış epeyce. İndirmek lazım şüphesiz. Bu işle bilahere ilgileneceğime dair kendime söz vermiş bulunmaktayım. Son olarak da şunu söylemeliyim; "laf etmeyi, proce üretmeyi ve hiçbirini de hayata geçirmemeyi çok severim ama bi nokta var ki İngilizler çok iyi özetlemişler 'if i want it, i just do it!' (ya da buna benzer bişey.)"

Neyse yaw.. tüm bu lafların üzerine biradere armağan ediyorum bu albümü. Çok sevdiğimiz ama boktan bi motosiklet kazasında kaybettiğimiz (ki biz bu olay olurken henüz portakaldaki vitamin durumunda bile değildik) biraderimiz Duane Allman'dan sonra çıkmış bir albümdür. Diyeceksiniz ki "ee naapalım?" Öyle dememek lazım. Birader Duane'i birçok kişi tanımadığını zanneder ama yanılır. 1967-1970 arasında birçok albümde birçok müzisyene gitarıyla eşlik etmiş, çaldığı parçaları unutulmazlar arasına sokmuştur. En bilineni de Clapton'ın Derek And The Dominoes grubuyla birlikte yaptığı "Layla"'dır. Layla'daki slide gitar soloları Duane Allman'a aittir.

Gelelim albüme... Albüm blues etkilerinin had safhada olduğu fakat durup dururken de blues olarak adlandıramayacağımız bi albüm. Southern Rock olarak adlandırılan janrın içine dahil. Güney motifleriyle süslü blues yani. Albümde boş parça yok. Southbound, Jessica ve Ramblin' Man özellikle üzerinde durulması gereken parçalar. Amaan çok konuşuyoruz yaa. Siz keşfedin!

Son olarak birader Cpyhre'a katılıyorum. Dinlerken iyi di mi? Arada bir de bişeyler yazın! Saku sözüm sana değil, sana ne zaman böyle desek döşeyip duruyorsun..

THE ALLMAN BROTHERS BAND

Gregg Allman / Vokal, Gitar, Org
Chuck Leavell / Piyano
Dicky Betts / Elektrik Gitar, Slide Gitar, Dobro (bu ne lan)
Butch Trucks / Vurmalılar
Berry Oakley / Bass (olan ne varsa çalıyo adam)
Jaimoe / Vurmalılar, Conga
Lamar Williams / Bass

BROTHERS AND SISTERS

1 - Wasted Words
2 - Ramblin Man
3 - Come and Go Blues
4 - Jelly, Jelly
5 - Southbound
6 - Jessica
7 - Pony Boy

28 Kasım 2007 Çarşamba

Focus - Moving Waves (1972)

Yahu sabah sabah dedim ki kendime "çok boşladın sen bu blogu, otur bişeyler yap, kopma hayattan!" Fakat birader boş durmuyormuş bu arada. Benden önce farketmiş olmalı ki dün yeni bişeyler yazmış.

Neyse... Konumuz Focus. Şimdilerde biçok alternatif (ne demekse!) müzik dinleyenin bildiği bi grup olan Siya Siyabend'den Ahmet tanıştırmıştı beni Focus'la. Aynı okuldaydık bi aralar onunla. Ne zamandır da görüşemiyoruz, çok özlemişim Ahmet'i. Maslak'tan Beşiktaş'a otostop yapmıştık ve 6 kişi filandık. Biz Ahmet'le öne sıkıştık o da çıkardı kulaklığın birini bana uzattı ve şaane bişey dinleticem dedi. Hocus Pocus çalıyordu. O anki hislerimi hala anlatamam. Fakat Ahmet sonra dedi ki (aynen alıntılıyorum) "bakma bu parça böyle ama bu adamlar aslında çok ağır bi müzik yapıyolar. arada bir de böyle işin bokunu çıkarıyorlar" Demek istediğimi albümü tamamen dinleyince anlıyorsun. Janis ve Eruption favori parçalarımdandır.

Ha unutmadan bi not ekleyeyim. Biradere dün söyledim ve şu tepkiyi verdi: " yapma yaw, bu sefer niye dönüyo?" Mevzu da şu "Demir Kelebek Gereksiz İşler Kulübü Geri Dönüyor!" (Iron Butterfly Unnecessary Works Club is back in town! da diyerekten geyiğini yaparız arada.) İlgilenenler bağlantıya geçsin.

FOCUS

Jan Akkerman / solo & Akustik Gitar, Bass Gitar
Cyril Havermanns / Bass Gitar, Sesler
Pierre van der Linden / Davul
Thijs van Leer / Org, Harmonium, Mellotron, Soprano & Alto Flüt, Piyano, Sesler, Vokal

MOVING WAVES

1 - Hocus Pocus (6:42)
2 - Le clochard (2:01)
3 - Janis (3:09)
4 - Moving waves (2:42)
5 - Focus II (4:03)
6 - Eruption (23:04)
a) orfeus, answer, Orfeus
b) answer, Pupilla, Tommy, Pupilla
c) Answer, The bridge
d) Euridice, Dayglow, Endless road
e) Answer, Orfeus, Euridice

18 Eylül 2007 Salı

Gentle Giant - Octopus (1972)

Sene 1997... Bu albümü aldım, Oblomov'un tavsiyesi üzerine. O zamanlar gruptan hiç haberdar değilim. Dinlediğim gün benim için vazgeçilmezler arasına girdi ve hayatımda birçok alanda değişikliğe neden oldu. Gentleoctopus bu albümden çıktı. Akademik çevrelerde (bilen bilir, bu çevrede kimse kimseyi ciddiye almaz) bu isim nedeniyle (tabi rocker olarak tabir edebileceğimiz enteresan tiplerle) sıkı bağlantılarım oldu. Mail şifrem kırıldığında bu albüm yüzünden işi Bill Gates'e kadar götürdüm.. Bunlar ufak tefek şeyler, anlatabilecek o kadar çok hikaye var ki ancak blog yetmez buna. Merak edenlerle bir yerlerde oturur konuşuruz.

Gentle Giant, hepsi de klasik müzik eğitimi almış Canterbury ekolüne dahil elemanlardan oluşuyor. 3 kardeşin başı çektiği grupta diğer elemanlar ara ara değişse de kaliteden hiç ödün vermiyorlar uzunca bir süre. 1977'de sıçmaya başlıyorlar ama gene de fena değiller. Shulman biraderlerden Philip bu albümden hemen sonra "yok artık daha neler, böyle şaane bi albüm yapılır mı yahu!" deyip grubu bırakır ve müzik öğretmenliğine başlar. Gruptakiler buna saygı duyarlar ama boş da durmazlar. Peşpeşe "In A Glass House - 1973", "The Power and The Glory - 1974", "Freehand - 1975", "Interview - 1976" yayınlanır. Hepsi de birbirinden enteresan ve kaliteli albümlerdir. Ve Giant son noktayı "Playing The Fool (Live) - 1977" konser kaydıyla koyar. Rock müzik çevrelerinde bu albüm ilk 5'de yer alan bir konser kaydıdır ve birader Ray bu albümle dünyanın en iyi bass gitaristi olarak anılır. (Bu tarz saptamalar çok salakçadır bence, adam progressive rock yapıyo.. blues rock yapan bi bass'çı ile nasıl karşılaştırırsın ki? hani sadece en iyi progressive rock bass'çısı desek o da olmaz.. iş karışık yani. Elçiye zeval olmaz, ben söylenileni iletiyorum...) Unutmadan, en kısa zamanda Playing The Fool da yer alıcak blogda.

bu kadar laftan sonra albümle ilgili bi iki laf etmeye kalksam boş olucak hepsi. En iyisi dinleyin albümü ööle konuşalım üstüne. Ama şunu belirtmek lazım; üstteki kapak CD haline getirilmiş albüme alttaki de orijinal LP'e aittir.

GENTLE GIANT

Gary Green / Gitar, Vurmalılar
Kerry Minnear / Klavye, Vibraphone, Vurmalılar, Çello, Moog, Lead ve Backing Vokal
Derek Shulman / Lead Vokal, Alto Saksofon
Philip Shulman / Saksofon, Trumpet, Mellophone, Lead ve Backing Vokal
Raymond Shulman / Bass Gitar, Keman, Gitar, Vurmalılar, Vokal
John Weathers / Davul, Vurmalılar, Xylophone

OCTOPUS

1. The Advent Of Panurge (4:45)
2. Raconteur Troubadour (4:03)
3. A Cry For Everyone (4:06)
4. Knots (4:11)
5. The Boys In The Band (4:34)
6. Dog's Life (3:13)
7. Think Of Me With Kindness (3:31)
8. River (5:52)

15 Eylül 2007 Cumartesi

Walpurgis - Queen of Saba (1972)

"70'lerin başında bi grup Polonyalı ve bi grup Alman birleşirse ne olur" sorusunun cevabı... Bunlar da krautrock yapıyolar. Tabi bi taraftan progressive'i içinde barındırırken diğer bir yandan krautrock'ın içine psychedelic'i sokmuşlar. Bununla da yetinmeyip Wallenstein grubundan tanıdığımız (ki yakındır bu cenabetlerden de bi albüm koymamız..) Jurgen Dollase'i kafaya almışlar ve klavye çaldırmışlar. Albüme adını veren parça şaane. Zaten nedense albüme adını veren şarkılar genelde şaane oluyo.. Hikmetinden sual olunmaz artık...

Ben bi de son parça "My Last Illusion"a hastayım.

WALPURGIS

Ryszard Kalemba / Gitar
Jerszy Sokolownski / Gitar, Vokal
George Fruchtenicht / Bass Gitar
Jan Sundermeyer / Vurmalılar, Flüt
Manfred Stadelmann / Davul, Vokal

QUEEN OF SABA

01 - Dissapointment
02 - Queen of Saba
03 - Daily
04 - Hey You, Over There
05 - What Can I Do (To Find Myself)
06 - My Last Illusion


14 Ağustos 2007 Salı

Edge - Edge (1970)

Amerikalı deliler. Amerika'dan adam çıkmaz tezini çürüten tiplerden bazıları. Haklarında ben de çok fazla bilgi sahibi değilim ama Progressive Rock'la Psychedelic Rock arasında gidip geliyolar. Ben dinlerken kendimi otobanda gibi hissediyorum. Gençken yaptığımız üzere otostopta, çantada Jack Kerouac'ın "Yolda"sı, Richard Brautigan'ın "Amerika'da Alabalık Avı"sı ve Beckett'ın "Murphy"si, biraz yeşillik tabi gene çantanın içinde, teheeyyy tey teyyy...

Kısacası tehlikeli bi albüm; gençlere şiddetle tavsiye edilir, 25 yaş üzeri hiç bulaşmasın geçmişe dönük etkileri yüksek oluyo.

EDGE

Richard Barcellona / Vokal, Lead Gitar, Harmonika
Gallen Murphy / Vokal, Bass Gitar, Akustik Gitar
John Keith / Vokal, Org, Bass Gitar, Akustik Gitar
David Novogroski / Vokal, Davul, Vurmalılar

EDGE

01 - Callin' Out (2:30)
02 - Sing Your Song (3:04)
03 - A New Breed Of Man (3:10)
04 - Lady Of Darkness (3:59)
05 - Movin' On (2:33)
06 - The Story of Angelique (3:46)
07 - Starvin' Man (3:50)
08 - Ribbon And Bow (2:35)
09 - Money Slave (3:17)

5 Ağustos 2007 Pazar

Focus - Focus III

Tuhaf günler... etrafta kimse kalmadı neredeyse. Saku delirdi, sürekli olarak "alala" ve "ne yapıyon olm" diyo. Tuf Tuf The Puff her zamanki gibi kayıp. Birader Louis Cyphre benden çeşitli malzemeler bekliyo (o da sıyırdı kafayı ama o başka bi konu, sonra anlatırım). Ben; neredeyim, ne yapıyorum, bu fotosentez yaşama beni kim sürükledi, hesap sorabileceğim en yüksek merci neresi, gitsem beni ciddiye alır mı, Jeyan Uriah Heep'i sevicek mi, şu karşıdan gelen ben miyim, belimdeki ağrı ne zaman geçicek gibi sorularla boğuşuyorum. (tabi bunlar minicik bi kısmı) 8-10 yıl öncesini özledim. Mutlu insanlar vardı. Feride nerde bu arada? Ne zamandır o da yok, bi aramak lazım. Neyse yahu dinleyin bence, sonra konuşuruz...

FOCUS

Jan Akkerman / Solo & AkustiK Gitar
Bert Ruiter / Bass Gitar
Pierre van der Linden / Davul
Thijs van Leer / Vokal, Org, Piano, Alto Saksofon, Flüt, Piccolo, Harpsichord

FOCUS III

1 - Round Goes The Gossip (5:12)
2 - Love Remembered (2:50)
3 - Sylvia (3:31)
4 - Carnival Fugue (6:09)
5 - Focus III (6:05)
6 - Answers? Questions! Questions? Answers! (14:03)
7 - Elspeth of Nottingham (3:15)
8 - Anonymous Two (26:24)

26 Temmuz 2007 Perşembe

Traffic - The Low Spark Of High-Heeled Boys (1971)

Bu albüme 5 yıldız vermeyen Saku gibi olsun. E daha ne diyeyim ki? Oblomov da severdi bunu. Ben başta pek sevmemiştim ama o sıralarda fena halde Barclay James Harvest dinlemekteydim ve dünya yemyeşil bi vadinin orta yerine düşüldüğünde umursamazca sevilecek bi durumdaymış hissi uyandırıyordu bende. Albümü ancak aylar sonra tekrar elime aldım ve pişmanlığın ne demek olduğunu ilk o zaman anladım. Tuf Tuf The Puff da severdi diye hatırlıyorum bu albümü. Hatta bendeki albümü ben ondan tırıkladıydım. Umarım okumuyodur bu satırları. Gerçi okusa da anlamaz. Ha bu arada Tuf Tuf The Puff; en kısa zamanda Mister No'larımı, Tapınak Şövalyelerini ve diğer iki kitabı getir, adamın asabını bozma!

TRAFFIC

Steve Winwood / Vokal, Gitar, Piano, Org
Jim Capaldi / Vokal, Vurmalılar
Rick Grech / Violin, Bass Gitar
Chris Wood / Flüt, Saksofon
Jim Gordon / Davuk
Reebop Kwaku Baah / Vurmalılar

THE LOW SPARK OF HIGH-HEELED BOYS

01 - Hidden Treasure (4:16)
02 - The Low Spark Of High-Heeled Boys (12:10)
03 - Rock & Roll Stew (4:29)
04 - Many A Mile To Freedom (7:12)
05 - Light Up Or Leave Me Alone (4:53)
06 - Rainmaker (7:39)

Traffic - On The Road (1973)

Saku sağolsun. Beni taaa 10-12 yıl öncesine götürdü. Daha yeni yeni yeryüzünün diğer yüzlerine alışmaya başladığım bir sırada Jack Kerouac'ın Yolda (On The Road) isimli kitabını henüz bitirmişken bulmuştum bu albümü. Şaane bi konser kaydı. Kerouac'ın kitabıyla hiçir bağlantısı olmasa da insan bağlantı arayınca buluyor, tıpkı aradığı diğer kötü şeylerde olduğu gibi.

Albüm Traffic'in 1973 yılındaki konserlerde yaptıkları kayıtlardan oluşuyor. Dinledikçe Steve Winwood'un ne dehşet bi müzisyen olduğunu, Jim Capaldi ve Chris Wood ile neden çok iyi dost olduğunu anlıyor insan. Ha bi de öyle güzel takılmışlar ki sahnede dinlerken anlıyosun ne biçim keyif aldıklarını.

TRAFFIC

Barry Beckett - Klavye
Jim Capaldi / Vokal, Davul, Vurmalılar
Roger Hawkins / Vurmalılar
David Hood / Bass Gitar
Reebop Kwaku Baah / Vurmalılar
Steve Winwood / Vokal, Gitar, Piano
Chris Wood / Saksofon, Flüt

ON THE ROAD

01 - Glad / Freedom Rider (20:49)
02 - Tragic Magic (8:30)
03 - (Sometimes I Feel So) Uninspired (10:20)
04 - Shoot Out At The Fantasy Factory (6:40)
05 - Light Up Or Leave Me Alone (10:30)
06 - Low Spark Of High-Heeled Boys (17:35)

The James Gang - Yer' Album (1969)

Vee sonunda... Birader Saku istedi, Gentleoctopus hazırladı; James Gang.

Eagles'dan tanıdığımız Joe Walsh'ın adının duyulmasını sağlayan gruptur bu. Dinle dinle bitmez albümlerdendir. Uzun zaman önceden tanıdığımız Oblomov abimizin bi türlü sevemediği bizimse takıntılarımızı bi yerlerde unutmamızdan kaynaklı sevgi seliyle kucakladığımız Gang başarılı albümlere imza atmıştır. Vakit buldukça, keyif katlandıkça diğer albümlerini de inceleriz. Dinlerken keyif alın...

The JAMES GANG

Jim Fox - Vokal, Gitar, Piano, Vurmalılar
Joe Walsh- Vokal, Gitar, Piano, Klavye
Tom Kriss - Flut, Bass Gitar, Geri Vokal

YER' ALBUM

01 - Tunning Part One
02 - Take A Look Around
03 - Funk No.48
04 - Bluebird
05 - Lost Woman
06 - Stone Rap
07 - Collage
08 - I Don't Have The Time
09 - (a) Wrapcity In English, (b) Fred
10 - Stop

17 Temmuz 2007 Salı

NeverGiveUp PurpleRose (2007)

Gentleoctopus Records'un blues ve blues rock severlere armağanıdır. Özellikle de sevgili dostumuz Bambam'a ithafen yayınladığımız bu albümde geçmiş yıllar içerisinde dibimizi düşüren, dinledikçe kendimizi Nirvana'yla haşır neşir hissetiğimiz parçalara yer verdik. Tuf Tuf The Puff'un da sevebileceğini düşündüğümüz toplamayı dinlerken kendinizden geçeceğinize eminiz. Bu arada Tuf Tuf The Puff'a ulaşabilen varsa beri gelsin, bizi haberdar etsin, olmadı ona haber verip "Demir Kelebek seni arıyo" desin.

NEVERGIVEUP PURPLEROSE

01 - Worried Dreams / Livin' Blues
02 - Whisky In The Jar / Thin Lizzy
03 - I Woke Up This Morning / Ten Years After
04 - I Got The Same Old Blues / Lynyrd Skynyrd
05 - I Can't Quit You Baby / John Mayall
06 - Who's Been Talkin' / Robert Cray

Put Some Burning Turning Into Middle (2007)

Haberi verdik ama bu çalışma hızlı bir şekilde gelişti. İşte size Gentleoctopus Records hızı ve yine Gentleoctopus Records farkı... "Dünyanın bütün keyifsizleri, eğlenin!"

Bu toplama uzun yıllar öncesine dayanan (ki Demir Kelebek Gereksiz İşler Kulübü ile ilgili hemen her şey uzun yıllar öncesine dayanır) ve keyif alınarak hüzünlenilen, eğlenilen günlere ithafen hazırlanmıştır. Albümde çalan tipler bizim mahallenin çocuğu, sevdiğimiz abilerimizdir.

PUT SOME BURNING TURNING INTO MIDDLE

01 - Bring You Joy / Argent
02 - Dancing With The Moonlit Knight / Genesis
03 - Hidden Treasure / Traffic
04 - Jessica / The Allman Brothers Band
05 - Mummy Was An Asteroid, Daddy Was A Small Non-Stick Kitchen Utensil / Quiet Sun

Gentleoctopus Records'dan Özel Haber

Yakında üçlü bi toplama albüm dizisi hazırlıyoruz siz sevgili dinleyenlerimiz için. İlki "Put Some Burning Turning Into Middle", ikincisi "NeverGiveUp PurpleRose" ve üçüncüsü de "Chicken Translate With Egg Sauce"

The Sacred Mushroom - The Sacred Mushroom (1969)

Adamlar hakkında en ufak bi bilgim yok. Hard Rock'la Blues Rock arası bişeyler yapıyolar. Vanilla Fudge'u andırıyo ama onlardan daha.. daha.. ne biliim daha farklı bişeyler işte. Sakuban'la laflıyoduk da gecenin bi vakti. Bi kıyak daha yapayım dedim ona. Sever o böyle enteresan tipleri. Kendisi de enteresandır zaten. Kaç yıldır birlikte parça kaydedicez, kitap çıkarıcaz, dergi çıkarıcaz, yayınevi kurucaz, yapıcaz da yapıcaz. Arpa'nın boyu ne kadar bilmiyorum ama eminim o kadar bile ilerleme kaydedemedik. Yahu zaten daralıyo insan; iş-uğraş, insanlarla iletişim kurmaya çalış, bi yerlerden para kazan.. teheeyyy! İnsana sosyal paylaşım ve aktivite lazım.. Bak Saku'cum iyice hödüğe döndük. Seni beni var eden şeylerden geçtik fani dünyanın fani işlerine kaptırdık kendimizi.. Az biraz da kendimizden bişeyler katalım hayata. Bi sabah uyandığımızda Gregor Samsa gibi kalkmayalım yataktan..!

THE SACRED MUSHROOM


Larry Goshorn / Lead Gitar, Vokal

Danny Goshorn / Vokal
Jon Stewart / Bass
Rusty Work / Harp

THE SACRED MUSHROOM


01. I Don't Like You (2:52)

02. You Won't Be Sorry (2:18)
03. Catatonic Lover (3:02)
04. All Good Things Must Have an End (4:41)
05. I'm Not Like Everybody Else (4:34)
06. I Take Care (4:59)
07. Mean Old World (4:38)
08. Lifeline (6:37)

16 Temmuz 2007 Pazartesi

Chocolate Watch Band - No Way Out (1967)

Psychedelic (saykodelik) olayına girmiş enteresan tipler. Aslına bakarsanız ööle çok süper değiller ama ben bu sabahtan beri psychedelic bi durumdayım. Kafamı toparlayamıyorum. Bi de sabahtan beri bu adamların parçalarını mırıldanıyorum. Zati hava sıcak, e bu sıcakta kafa beton gibi sert, e o sertliğin içinde kalan bi rahatlama duygusu yok.. gel de psychedelic dinleme. Ne zamandır da dinlemiyorum ha bu herifleri. Nerden takıldılarsa artık bugün dilime.. Ortalık yanıyo.. küresel olarak hepimiz yanıcaaazz, bari enteresan sanrılar görerek yansak da bi işe yarasa. Hani şöyle renkli, cümbüşlü, korkutucu, çıldırtıcı, insanın akıl sağlığını yerinden edecek bişeyler.. Bi tür "Requiem For A Dream" ya da Jim Morrison'ın şaman dansı sırasında yaşadıkları gibi.

CHOCOLATE WATCH BAND


Mark Loomis / Lead Gitar

David Aguilar / Lead Vokal
Gary Andrijasevich / Davul
Sean Tolby / Gitar
Bill 'Flo' Flores / Bass

NO WAY OUT


1. Let’s Talk About Girls 

2. Midnight Hour 
3. Come On 
4. Dark Side of the Mushroom 
5. Hot Dusty Road 
6. Are You Gonna Be There (At the Love-In) 
7. Gone and Passes By 
8. No Way Out
 9. Expo 2000 
10. Gossamer Wings

15 Temmuz 2007 Pazar

Uriah Heep - Salisbury (1971)

İnsanın hayatını değiştirebilecek albümlerden biri. "Öyle şey olur mu canım" demeyin. Hakkaten oluyo. Bana oldu. Tanıdığım bikaç kişi daha var, onlara da oldu. Hatta bu albümü dinleyen ve hayatı değişen sadece bikaç kişi tanıyorum da diyebilirim. Gentleoctopus'u ya da nam-ı diğer Ian Nottingham'ı tanıyanlar (ki her iki isim de kendisi tarafından seçilmiştir, bi de kendisine gözleri ve iyi niyeti yüzünden "Kör Baykuş" diyenler de vardır) albümdeki 4. parçayı mutlaka mırıldanırken duymuşlardır. 6. parça Salisbury ise hem Nottingham hem biraderi Louise Cyphre hem de Tuf Tuf The Puff tarafından yıllardır sevilerek dinlenegelmiştir. Her üç eleman da 16 dakikalık bu şarkıya yeri geldiğinde ıslıkla yeri geldiğinde sesle eşlik edebilmektedirler.

URIAH HEEP

David Byron - Lead Vokal
Ken Hensley - Org, Piyano, Slide ve Akustik Gitar, Harpsichord, Vokal
Mick Box - Lead Gitar, Akustik Gitar, Vokal
Keith Baker - Vurmalılar
Paul Newton - Bass Gitar

SALISBURY

1. Bird Of Prey (4:05)
2. The Park (5:38)
3. Time To Live (4:02)
4. Lady In Black (4:33)
5. High Priestess (3:39)
6. Salisbury (16:02)

Bonus Tracks

7. Simon The Bullet Freak
8. High Priestess (Single Edit.)

14 Temmuz 2007 Cumartesi

Tayfaaa ses ver!..

Yıllar önce yani ben çocukken TRT 1'de (ki TRT şu an hayatımızdaki en büyük eksikliktir) "Kavanoz'daki Adam" isimli bir dizi yayınlanmıştı. Sevdiğimiz abilerimizden Ahmet MEKİN oynuyordu. Diğer oyucuları hayal meyal hatırlıyorum ama onlardan tek tek ve emin olmadan bahsetmeye gerek olmadığı kanaatindeyim. Hoş diziden de çok bişey hatırlamıyorum da konu aşağı yukarı şöyleydi sanırım; kentli entelektüel adamımız bir beyin rahatsızlığı geçirir ve hastaneye kaldırılır. Zaman ilerledikçe durumun kötüye gideceği anlaşılır ve köylü birinin beyni ile adamın beyni ameliyatla değiştirilir. Böyle anlatınca konu abuk subuk gibi geliyo ama aslında değil. Neyse.. diziyi çok iyi hatırlamasam da çocukken bile aklımda diziden kalan ve beni etkileyen nokta şu olmuştur: kavanozun içinde ve tek başına. Hep biçim değiştiririz, mekan değiştiririz, çevre değiştiririz hatta ve hatta kendimizi değiştiririz ama hep de bi yalnızlık vardır içimizde, bir yalnızlık hissi. Son zamanlarda küresel ısınmanın (bkz. global warming-Türkçesi kıçımız tutuşucak..) yanı sıra bi küresel embesillik hali de süregitmekte. Sosyal, kültürel, etik, manevi..vs.vs. biçok anlamda etrafta iletişim kuracak neredeyse hiç kimse kalmadı. E bu da insanoğlunun soyunun tükendiği teorisini düşünmeye itti beni. Gündüz vakti elinde kandille ortalıkta dolaşan Diogenes'e ne yaptığını sorduklarında "insan arıyorum" cevabını yapıştırması gibi bir kötü duruma doğru evrildik.

Nerdesiniz... ses verin.. Demir Kelebek Gereksiz İşler Kulübü Nuh'un Gemisi'nde çalışacak tayfa arıyor.

Bambam's Cafe (2007)

Eveeeet, sonunda Gentleoctopus Records adı altında ilk albümümüzü de yayınlıyoruz. Her ne kadar albüm sevdiğimiz abilerimizden topladığımız parçalarla da yapılmış olsa neticede bi albüm. Adı gene çok sevdiğimiz bi abimizden geliyor; Bambam's Cafe. Şimdi isme bakıp da "hmm, belki de bu şarkılar Bambam'ın Kafe'sinde çalınıyor" diyebilirsiniz. Cevap "yok daha neler" olacaktır. Bambam kafede hayatta böyle şeyler çalmaz.. çalsa iyi olur hatta kendisi de çalmak ister belki ama kafeye gelen herkes de dinlemez ki kardeşim bu tarz şeyleri. O nedenle de sağolsun Bambam arada sırada beynimizin tavanını tırmalayan şeyler çalar. Ama bazen de hakkaten uçurur bizi. Ya arkadaşlar bi iyilik yapın da Bambam'ın Kafeye gittiğinizde ahan da bu blogdaki albümlerden ya da parçalardan bahsedin. O nasıl olsa bana sorucak bunlar var mı, bulabilir miyiz filan diye.. En azından istek üzerine kafedeki müzik tarzına biraz müdahale şansına sahip olmuş oluruz. Hadi size iyi dinlemeler.

BAMBAM'S CAFE

01 - Lady Of Attraction/Krokodil
02 - How To Gypsy Was Born/Frumpy
03 - What Can A Poor Boy/Out Of Focus
04 - Permillion Puppet Dance/Nine Days Wonder
05 - Lord Love/Jane

13 Temmuz 2007 Cuma

Kraftwerk - Autobahn (1974)

Valla bu albüm için ne yazsam diye epeyce bi düşündüm ama yazacak bişey gelmiyo. Malum dışarıda nişan sürüyo hala. Sağolsun Ten Ten istedi bu albümü. Ben de unutmuştum, ne zamandır dinlemiyodum.. çok güzel oldu böyle.

Adamlar Alman. Öyle bi müzik yapıyorlar ki akıllara zarar. Elektronik müziğe benzese de kendileri bi ara nudist müzik yapıyoruz filan demişler. Gerçi ben orda değildim o açıklamayı yaptıklarında.. arkadaşların yalancısıyım. Bi de genel olarak progressive elektronik yaptığı söylenir bu adamların. Açıkçası ben 7-8 yıldır dinliyorum ama hala çözemedim ne yaptıklarını. Bi süre sonra vazgeçtim zaten kategorilendirmeyi. Adamlar yapmış ben de dinliyorum. Bence siz de dinleyin..

KRAFTWERK

Ralf Hutter - Klavye, Elektronik Sesler
Florian Schneider - Flüt, Keman, Elektronik Sesler
Karl Bartos - Vurmalılar (aslında drum machine)
Wolfgang Flur - Vurmalılar (bu da drum machine çalıyo)

AUTOBAHN

1. Highway (Autobahn) (22:30)
2. Comet Melody 1 (Kometenmelodie 1) (6:20)
3. Comet Melody 2 (Kometenmelodie 2) (5:44)
4. Midnight (Mitternacht) (4:40)
5. Morning Walk (Morgenspaziergang) (4:00)

Kraan - Flyday (1978)

Alman jazz rock, fusion ve free jazz grubu. Albüm, nitelikleri açısından ilk dönem albümleri kadar iyi olmasa da arşivde bulunması gereken albümlerden.

Aslında bu albüm için yazacak bi dolu şey var ama nedense bu akşam hiç keyfim yok. Ortam çok sıcak, dışarıda yani bizim sokağın orta yerinde birinin nişanını yapıyolar klavyeci getirmişler bi tane adam beynimin içine etti. Hayır adam doğru düzgün çalsa gam yemiycem.. yanlış akorlar, yanlış notalar, bi de dayamış altyapıya çıstak çıstak olayını.. ne keyif kaldı ne de bişey yapma arzusu.. Zaten Bambam da 21 Temmuz olayını iptal etti, ona da canım sıkkın. Birileri bana yer bulsun, millete müzik ve video izleticem..


KRAAN
Peter Wolbrandt - Gitar
Johannes "Alto" Pappert - Saksofon
Ingı Bischof - Klavye, Bass Gitar
Helmut Hattler - Bass Gitar
Jan Fride - Vurmalılar


FLYDAY

1. Far West (2:29)
2. My brother said (3:40)
3. Ausflug (7:13)
4. Gayu Gaya (5:06)
5. You're Right (5:55)
6. Young King's Song (5:35)
7. Buy Buy (3:33)
8. Flyday (3:21)

12 Temmuz 2007 Perşembe

Weed (with Ken Hensley) - Weed 1971

Uriah Heep grubundan Ken Hensley'in 1971'de tam da Uriah Heep'in Salisbury ve Look At Yourself albümleri arasında Alman Heavy Psychedelic Rock grubu "Virus"'ün elemanlarından bazıları ile birlikte Almanya'da kaydettiği albüm. Belli bir konsept üzerinde yoğunlaşan albümde Hensley tüm yeteneklerini sergilemekle birlikte vokal konusunda da ne derece yetkin olduğunu gösteriyor.

Hem albümle hem de grupla aynı adı taşıyan Weed sert bir yapıya, sağlam gitar oyunlarına sahip enstrümental bir parça. Lonely Ship ise favori listesine girebilecek bir ballad. Açılış parçası Sweet Morning Light'ı da unutmamak gerekir.

WEED (with KEN HENSLEY)

Ken Hensley - Vokal, Klavye, Gitar
Bernd Hohmann - Flüt
Werner Monka - Gitar
Reinhold Spiegelfeld - Bass
Rainer Schnelle - Klavye
Peet Becker - Davul

WEED
01. Sweet Morning Light (05:51)
02. Lonely Ship (03:16)
03. My Dream (06:36)
04. Slowin' Down (04:35)
05. Before I Die (03:47)
06. Weed (07:14)

Analogy - The Suite (1973)

Analogy 1970 yılında İtalya'da, İtalyan bir klavyeci tarafından kurulmuş Alman progressive rock grubu. İlk isimleri The Yoice. 1972'de grubun adını değiştirip Analogy yapıyorlar ve albüm de aynı isimle çıkıyor. 1 yıl sonra da konumuz olan "The Suite" albümünün kaydına başlanıyor. Tematik bir albüm olan "The Suite" uzun çalışmalar ve gayretlerle (ve bi sürü başka sebepten) grup 1974 yılında dağılmış olmasına rağmen 1980 yılında yayınlanıyor. Ama albümü 1973 yılına tarihlemek daha doğru sanırım. "The Suite" 2 parçadan oluşmakta ve kendi içinde upuzun bir öykü anlatmakta. Klasik müzikle içiçe giden bir yolda neredeyse günümüz elektronik efektlerine yaklaşan ses oynamaları ile başyapıt statüsüne konabilecek albümlerden...

ANALOGY

Martin Thurin - Akustik & Elektirik Gitar, Piyano, Sesler
Jutta Nienhaus - Vokal
R.J. Brett - Bass Gitar
S. Hunter - Vurmalılar
J. Anderson - Piyano, Telli Çalgılar
M. Dragutesru - Elektrik Gitar
A. Asmus - Viola


THE SUITE

1. The Suite A (16:04)
a) Sink or Swim
b) The Mirror
c) The Treatment
d) Merseburg Charm
e) Spirit Dance
2. The Suite B (11:53)
a) Ventador
b) Intermission
c) 1000 Deaths
d) Is there a Chance

11 Temmuz 2007 Çarşamba

Aktuala - Aktuala (1973)

İtalyan progressive rock gruplarının başlıcalarından biri olan Aktuala'nın en iyi albümlerinden biri. Hepsi hepsi 3 tane albüm yaptıklarını da düşünürsek en iyi albümleri de diyebiliriz. Atmosfer yaratmakta bu adamların üstüne tanımam.

İlk parça "When The Light Began"a dikkat. İnsanın içine işleyen bir yapıya sahip. "Altamira" ve "Alef's Dance" de gözden kaçmayan parçalar. Aslında hepsi iyi.. ne demeye zorluyorsam..! Flüt, saksofon ve vurmalılara dikkat!

AKTUALA
Walter Maioli - Flüt, Armonika, Obua
Daniele Cavallanti - Saksofon
Antonio Cerantola - Gitar
Lino "Capra" Vaccina - Vurmalılar
Laura Maioli - Vurmalılar
AKTUALA
01 - When The Light Began
02 - Mammoth R.C.
03 - Altamira
04 - Sarah' Ngwega
05 - Alef's Dance
06 - Dejanira

Pavlov's Dog - Pampered Menial (1974)

Bu Albüm Pavlov’s Dog’un ilk albümü olmakla birlikte en iyi albümü olma özelliğini de taşımaktadır. David Surkamp’ın etkileyici ses rengi ve vokali başka bir yerde bulamayacağınız lezzettedir. Rush’dan Jethro Tull’a uzanan geniş bir yelpazede gezinen albümün hemen her parçası kişiselleştirebileceğiniz ve hayat boyu aklınızda taşıyacağınız bir yol arkadaşına dönüşmektedir.

PAVLOV'S DOG
David Surkamp - Lead Vokal, Gitar
David Hamilton - Keyboards
Doug Rayburn - Mellotron, Flüt
Mike Safron – Vurmalılar
Rick Stockton - Bass gitar
Siegfried Carver - Violin, Vitar, Viola
Steve Scorfina - Lead Gitar


PAMPERED MENIAL
01 - Julia 3:12
02 - Late November 3:13
03 - Song Dance 5:01
04 - Fast Gun 3:04
05 - Natchez Trace 3:43
06 - Theme From Subway Sue 4:25
07 - Episode 4:08
08 - Preludin 1:37
09 - Of Once and Future Kings 5:32