İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2023 Çarşamba

Midsommar / Belsebub Är Lös... (1971)

70'lerin başında Mölndal, Göteborg'da kurulan bir grup Midsommar. Haklarında çok fazla bilgiye sahip olmasak da yaptıkları müzikten ne oldukları açıkça anlaşılıyor. Karmaşık, heyecanlı ve coşkulu bir yapıları var. Donuk ya da yumuşak değiller. Yaptıkları müziğin hakkını sonuna kadar veriyorlar.

Konumuz olan bu ilk albüm dönemi grubun Blues Rock, Hard Rock ve Psychedelic Rock kökenlerine bağlı kalarak yaptığı bir Progressive Rock ürünü. İkinci ve son albümde ise işi biraz farklılaştırıp (belki de müzikal olarak biraz yumuşatıp) politik ve sert sözlerin olduğu bir Folk Rock'a çeviriyorlar. İki albüm arasında büyük farklar var doğal olarak. Tercihimiz her daim ilk albümden yana olmakla birlikte ikinci albüm de kendi janrı içerisinde oldukça iyi bir yere sahip, hakkını da yememek lazım.

Az önce müzikal köklerini saydık grubun ama tam anlamıyla orada durduklarını da söyleyemeyiz. Kendilerine ait bir yapı geliştirmişler. Blues var mesela ama nerede belirginleşiyor nerede kayboluyor anlayamıyorsunuz. Saksafon ve flüt dolayısıyla Jazz Rock olduğunu düşünür gibi olurken aslında Jazz ile hiç alakaları olmadığını anlıyorsunuz. Belirgin olarak söyleyebileceğimiz tek şey Hard Rock'ın ön planda olduğu. Bunun dışındaki tüm türler belirsiz bir havada ilerliyor.

Midsommar, İngilizce değil de İsveççe söyleyen ilk Progressive Rock gruplarından aynı zamanda. İngilizce'nin popüler olduğu (Rock müziğe çok yakıştığı söylenir) dönemde uluslararası arenaya girebilmek için ciddi bir risk almışlar. Ama parantezin içinde belirttiğimiz savı da fena halde sarsmışlar. Özellikle vokalin Blues'a daldığı anlarda İngilizcenin gerekli olmadığına bile karar verebiliyorsunuz.

Albüm boyunca peşimizi bırakmayan olağanüstü saksafon çalışmaları, yırtıcı ve vahşi denilebilecek bir şekilde araya giren gitarlarla fena halde uyumlu hale geliyor. Birbirlerini zorladıkça zorluyorlar ve gittikleri yer daha da belirsizleşiyor. Vokalin ikisi arasına girerek hem Psychedelic bir tonda hem de içten söyleyerek katıldığı anlar ise bambaşka bir keyif veriyor dinleyene. Nadiren belirgin bir şekilde olaya dahil olan flüt, Jethro Tull'ın Blues tonlarını içerirken Ian Anderson'ın da pervasız çalışmalarına benziyor.

Belsebub Är Lös... için İsveç'in en iyi, en değişik ve etkili albümlerinden biri demek pek yanlış olmayacağı gibi arşivde bulundurmadığınız takdirde kendinizle ciddi bir kimlik tartışmasına gireceğiniz de bir albüm.

MIDSOMMAR

Dan Pihl / Org, Piyano
Reg Ward / Tenor Saksafon, Soprano Saksafon, Flüt, Vurmalılar
Hans Olsson / Vokal, Bass
Lennart Andrén / Vokal, Gitar
Weyne Petersson / Vokal, Vurmalılar

BELSEBUB ÄR LÖS...

01 - Belsebub Är Lös (3:20)
02 - På En Strand (3:30)
03 - Drömmens Värld (5:50)
04 - Jag Vill... (4:20)
05 - Midsommar (3:50)
06 - Staden (4:00)
07 - Fantomen (6:25)
08 - Till Morsan (3:35)

16 Haziran 2023 Cuma

Asoka / Asoka (1971)

Dünkü Taste of Blues yazısında adı geçen Asoka'yı da eklemeden geçmeyelim. Zira daha sonra unutuyoruz. Unutulunca da çok gerilere kalıyor. Asoka gibi değişik, ilginç, tuhaf ve şaşırtıcı gibi kelimelerle tanımlanabilecek bir grubu da unutmak pek hoş olmaz.

1967 yılında kuruluyor Asoka. Taste of Blues'da bahsettiğimiz gibi aynı yıl kurulan iki grubun ikincisi ve geri planda bırakılanı. 1969 yılında yayınlanan Taste of Blues'un albümde yaşadığı şanssızlık ya da verdikleri yanlış kararın (yazıyı buradan okuyarak meseleyi anlayabilir / hatırlayabilirsiniz) ardından Claes Ericsson ve Patrick Erixson, Asoka ile yola devam kararı alıyorlar. 1 yıl kadar süren hazırlıkların ardından da albüm kayıtlarına girişip kısa bir sürede albümü bitiriyorlar.

1971 yılında yayınlanan albüm herhangi bir şanssızlık ya da yanlış karar sorunu yaşamasa da ticari olarak devasa boyutlarda bir getirisi de olmuyor. Doğal olarak kısa bir süre sonra Asoka da dağılıyor. Ta ki 36 yıl sonra tekrar bir araya gelene dek. Arada bir Take Off adında Archival albüm yayınlansa da ikinci albüm olarak nitelendirilebilecek albüm 2007 yılında 36 Years Later adıyla piyasaya sunuluyor. Genel olarak 2000'ler sonrasına kişisel olarak pek bulaşmayı tercih etmesem de Asoka'nın bu ikinci albümü oldukça da iyi bir albüm. Take Off ile birlikte arşive alınması gerekir diye de düşünüyorum.

Hard Rock ve Psychedelic Rock'tan gelen büyük etkiler farklı türler ve tarzlarla birleşerek Asoka'nın müzikal anlayışını oluşturuyor. Blues, Jazz ve Boogie parçalarda kendine yer bulurken fazlasıyla ön plana çıkan emprovizasyonları duydukça da dibiniz düşüyor. Toplamda albümü Heavy Progressive Rock içerisine ya da biraz arsızlık edip Heavy Psychedelic Rock içerisine dahil de edebiliriz. Fakat yeterli ya da doğru da gelmeyebilir. O noktada çok uğraşmayın, dinleyin sadece.

Albümün geneli coşkulu, karmaşık ve tuhaf etki bırakıyor insanda. Birbirine benzeyen hiçbir şey olmadığı gibi, şu gruptan esinlenmişler, bu albümü çok dinlemişler diye atıp tutabileceğiniz bir şey de bulamıyorsunuz Asoka'da. Kolay kolay vazgeçebileceğiniz bir albüm olmaktan çok öte, dinledikçe daha fazla dinlemeniz gerektiğine sizi inandırabilecek kadar da güçlü.

ASOKA

Tjobbe Bengtson / Bass
Daffy Bengtson / Davul
Robban Larsson / Gitar
Claes Ericsson / Piyano, Org, Keman
Bosse Winberg / Steel Gitar
Patrik Erixson / Vokal, Davul, Vurmalılar

ASOKA

01 - Psykofoni för ekogitarr och poporkester 2:11
02 - Ataraxia 3:28
03 - Leave Me 3:34
04 - Svensson Blues 3:27
05 - 1975 3:48
06 - If You Feel 4:25
07 - Tvivlaren 4:37
08 - I'm Trying (To Find a Way to Paradise) 6:15
09 - Psykofoni för ekogitarr och poporkester (reprise) 2:51

15 Haziran 2023 Perşembe

Taste Of Blues / Schizofrenia (1969)

Taste of Blues
, İsveç'ten erken dönem bir tuhaflık olarak özetlenebilir. 1967 yılında Malmö'de kurulan grup Psychedelic Rock ve Blues'dan beslenen ve kendi doğaçlamaları ile geliştiren bir yapıya sahip. Bu arada ilginç olan bir durum da var grupla ilgili. Grubun 2 elemanı Claes Ericsson ve Patrick Erixson aynı anda 2 gruba dahil olmuşlar 1967'de. Biri Taste of Blues iken diğeri de Asoka. Fakat öncelikli çalışma alanını Taste of Blues'a ayırılıyorlar ve diğer grup biraz geride kalıyor. Fakat Asoka da 1971 yılında çıkardıkları tek albümle biliniyorlar. 1971 yılından sonra da grup Lotus'a evriliyor. Ki o da başarılı İsveç gruplarından biridir.

Taste of Blues kendine has bir yapıya sahip gruplardan. Beslendikleri kaynaklar fazla olsa da kendi dillerini yaratmayı başarabilmişler. Hatta o kadar etkili bir şey yapmışlar ki Can'in öncülü olduklarını söylemek yanlış da olmaz. Muhtemeldir ki Can'deki elemanlar Taste of Blues'u biliyorlar. Ama onlardan feyz alıp almadıklarını bilemiyoruz elbette. Can'in müzikal anlayışındaki monoton, yinelenen ve süregiden ritim tabanlı yaklaşım Taste of Blues'da da mevcut.

Paul Butterfield, John Mayall ve Cream gibi isimleri takip eden grup elemanlarının kendilerine isim olarak Taste of Blues'u vermeleri çok normal. Bu ismin verdiği havadan kaynaklı olsa gerek, menajerleri de bir hayli fazla mesai yapmış ve grubun albümü çıkmadan hemen önce, 1969 yazında Frank Zappa and the Mothers ve Jefferson Airplane'in İskandinavya turnelerinin açılış konserlerinde ön grup olarak sahne almalarını sağlamış. Buradan yola çıkarak da albümün yayınlanması şart olmuş.

Lakin grup elemanları ve yapımcılar verdikleri yanlış kararın cezasını hemen çekmişler ve albüm ortalamanın çok üzerinde bir başarıya sahip olsa da satmamış. Kapakta kullandıkları çizimde, Şeytanın asasını tutan İsa ile İsa'nın çarmıhını tutan Şeytan üzerine bir de You shall have no other gods before us (Bizden başka tanrın olmayacak) yazınca pek de tercih edilmemişler. Albümün adıyla birlikte düşünüldüğünde ortadaki ikiyüzlü ya da birbiriyle faydacı ilişkiden kaynaklı olarak iyi ve kötünün konumunu sorguluyor diye de düşünülebilirmiş oysa ki.

TASTE OF BLUES

Don Washington / Vokal
Rolf Fredenberg / Gitar
Claes Ericsson / Org, Keman
Robert Moller / Baas
Patrik Erixson / Davul

SCHIZOFRENIA

01. Schizofrenia (17:02)
02. A Touch Of Sunshine (3:17)
03. On The Road To Niaros (1:33)
04. Another Kind Of Love (4:08)
05. Another Mans Mind (4:52)
06. What Kind Of Love Is That (2:14)

5 Mart 2023 Pazar

Vildkaktus / Vindarnas Vägar (1971)

1970 yılında Stockholm, İsveç'de kurulan Vildkaktus'un kökeni Kraliyet Akademisi'nde müzik eğitimi alıp Jazz müzisyenliği yapmış, sonra da müzik öğretmenliğine başlamış Gösta Nilsson'a dayanıyor. Müzikal anlayışları birbirine az çok uyum sağlamış öğrencileri ile birlikte bir grup kurmaya karar veriyorlar ve adını da Vildkaktus koyuyorlar. Grubun bir diğer önemli ismi Olle Nilsson ise 1965 - 1968 yılları arasında popüler olmuş 14 isimli Beat Pop grubunun gitaristiydi. Vildkaktus'ün müzikal anlayışı da bu iki kişinin, Gösta'nın Jazz yeteneği ve Olle'nin Beat müziği arasında karşıtlığa dayanıyor. Olle'nin Beat geçmişi sayesinde daha Pop'a doğru kayıyor gibi görünseler de aslında yaptıkları müziği yumuşatan bir yapı olarak düşünmek daha doğru.

Bu arada Vildkaktus'un en önemli yanı kendilerinden sonra daha da başarılı olan Ibis grubunun temeli olmalarından geliyor. Uluslararası arenada da oldukça başarılı olan Ibis, İsveç'in de öne çıkan gruplarından biri. 

Vildkaktus, ilk albüm Tidsmaskinen'in 1970 yılında yayınlanmasından hemen sonra belli bir popülarite elde ediyor. Sahne aldıkları konserlerde oldukça başarılı performanslar sergiliyorlar. Konumuz olan ikinci albüm Vindarnas Vägar kayıtlarına başlamadan hemen önce hem yapım şirketini hem de grubun bazı elemanlarını değiştirdiler. İlk albümden farklı olarak bu kez gruba Saksafon ve Flüt de dahil olmuştu. Jazz'dan yola çıkan bir Progressive Rock anlayışıyla hareket etmeye daha çok yakınlaşmışlardı böylelikle. 1972 yılında çıkardıkları albümle birlikte de Vildkaktus macerasının sonuna geldiklerini, ama müzik yapmaya devam edeceklerini ve yeni grubun adının Ibis olduğunu duyurdular. Bu kararla birlikte daha geniş bir alanda hareket imkanına da sahip oldular.

Vildkaktus, İsveç'in ilk İsveççe Rock müzik yapan gruplarından biri olarak biliniyor. Tarzları dönemin ağır Progressive'inin yanında, yukarıda da bahsettiğimiz gibi biraz hafif kalıyor gibi görünebilir. Ama yine dediğimiz gibi Beat müziğinden de besleniyor grup. Jazz'ın uzun pasajları grubun her parçasında rahatlıkla gözlemleniyor. Yalnız buna daha melodikleşmeye başlayan, ritmi belirli bir seviyenin üzerinde tutan Beat anlayışı eklendiğinde kendilerine has bir yapıya kavuşuyorlar.

Albümü ya da Vildkaktus'ü beğenmeyebilirsiniz belki. Ama kendilerine has bir müzikal anlayış yaratma konusunda oldukça başarılı olduklarını da göz ardı edemezsiniz.

VILDKAKTUS

Tommy Johnsson / Bass, Vokal
Ali Lundbohm / Davul
Gösta Nilsson / Piyano, Org, Vokal
Olle Nilsson / Gitar, Vokal
Leif Rundqvist / Saksafon, Flüt, Vokal

VINDARNAS VÄGAR

01 - Moralens mjuka möbler 3:39
02 - Släck ljuset 6:50
03 - Vindarnas vägar 2:54
04 - Gångstig från Uppland 4:18
05 - En från februaribaksidan 3:32
06 - Ryck aldrig upp en blomma 4:39
07 - Skrynkliga kläder 3:56
08 - Våra cyklar 7:20

2 Ocak 2023 Pazartesi

Splash / Splash (1974)

1969 yılında kurulan Splash, 10 yıl süren ömrüne 3 albüm sığdırabilmiş İsveçli bir Jazz Rock ve Fusion grubu. Kuruldukların itibaren, oldukça başarılı pek çok canlı performans sergilemişler ama albüm kaydına girebilmeleri ancak 1972 yılında olmuş. İlk albüm bu yıl içerisinde yayınlanırken konumuz olan ikinci albüm ise 1974 yılında piyasaya çıkmış. Üçüncü ve son albüm ise 1978 yılında dinleyiciyle buluşuyor ve albümden 1 yıl sonra da grup bir daha birleşmemek üzere dağılıyor.

Temelde 8 kişilik bir kadroya sahip olan Splash'ın 1974 yılı albümünde çalanlar toplamda 12 kişi. Sayı bu kadar fazla olunca doğal olarak albüm planlı bir hareketten çok Jam Session'larla ilerleyen bir yapıya bürünüyor. Zaman içerisinde kazandıkları deneyimlerin albümdeki bu yapıya büyük katkı sağladığını belirterek başlayalım. Uzun süre boyunca bir arada çalan grup elemanları arasında müzikal anlamda büyük bağlar bulunuyor Yani kim nerede nasıl gireceğini ya da duracağını biliyor.

Splash'ın müzikal anlayışını ilk dönem Chicago'nun müziğiyle benzeştirmek yanlış olmaz. Şüphesiz bire bir aynı değiller ama yapısal benzerlikler çok fazla. Yine de bütün benzerliklerin yanında Splash'in kendine has bir yapısı da bulunuyor. Öyle ki grubun müziği tam olarak Jazz olmadığı gibi Rock içerisinde girmesini sağlayan pek çok şey de tuhaf şekillerde kullanılarak, iş daha da garip hale getirilmiş.

Trompet, Trombon, Saksafon, Flüt gibi üflemelilerin bir hayli fazla olduğu albümde gidiş yönünü Rock ekipmanları belirlese de albümün her yerinden de Jazz akıyor denilebilir. Tempo artıp azalır gibi görünmekle birlikte çok fazla bir ilerleme kaydedemedikleri de ortada. Albümdeki tempo hemen hemen hep aynı yerde seyrediyor. 42 dakikadan oluşan 3 parça ile bu tip bir tempo anlayışını tercih etmek oldukça riskli görünse de Splash bu işin altından oldukça iyi bir şekilde kalkıyor. Herhangi bir saçmalığa mahal vermeden, ritim konusunda aksaklık ya da problem yaşamadan, tempoyu belirli bir seviyede tutup çok fazla dağılmasını engelleyebiliyorlar.

Bu etkide özellikle üflemelilerden gelen destek çok fazla. Temponun artmaya başladığı yerlerde araya girip belirli bir seviyede sabitlenmesini kolaylıkla sağlıyorlar. Değişik bir albüm işte...

SPLASH

Christer Jansson / gitar, Keman, Vokal
Thomas Jutterstrom / Piyano, Org, Synthesizer, Keman, Vokal
Torbjorn Carlsson / Flüt, Saksafon
Kaj Soderstrom / Bass, Vokal
Lennart Lofgren / Trombon, Flugelhorn
Henrik Hilden / Davul
Ahmadu Jarr / Vurmalılar
Sven-Ake Erixon / Maracas
Leif Hallden / Trompet, Flugelhorn
Christer Holm / Saksafon, Klarnet, Fagot
Gunnar / Vokal
Jan-Erik Westin / Vokal

SPLASH

01. Karottorokokrockokrokorock (Elephant Nilson) (20:55)
02. Tiokronorspolkan (6:48)
03. Sambahmadu (13:45)

20 Ekim 2022 Perşembe

November / En ny tid är här... (1970)

"Alacağın olsun Kvartetten" naralarıyla İsveç'ten devam ediyoruz. 1969 yılında Stockholm, İsveç'te The Imps adıyla kurulan grubun elemanları Christer Stålbrandt ve Björn Inge'den oluşuyordu. Bir süre birlikte müzik yaptıktan sonra Stålbrandt, farklı bir grup kurmak için ayrıldı ama Inge de kısa süre sonra ona katıldı. Grubun adını Train olarak koymuşlardı. Gitar bölümleri için de adı sanı çok duyulmamış ama efsanevi gitaristlerden biri olan Snowy White ile anlaşmışlardı. Fakat bir süre sonra Snowy White gruptan ayrıldı ve yerine Richard Rolf geldi. Grup başarılı ama küçük çaplı konserler veriyordu. 1 Kasım 1969 yılında ise her şeyi değiştirecek bir konsere çıktılar. Peter Green's Fleetwood Mac'in ön grubu olarak sahne aldılar ve Green başta olmak üzere herkes tarafından çok beğenildiler.

Bu motivasyonla grubun adını November'a çevirdiler. Kısa sürede albüm çalışmalarına başlamışlardı. Bütün parçalar Stålbrandt tarafından yazıldı ve tamamı İsveççe'ydi. Bu noktada belirtmek gerekir ki İsveççe'yi kullanan ilk Rock gruplarından da biridirler. Stålbrandt, Flower Power'dan çok fazla etkilenmişti ve sözlerde bu fazlasıyla açık şekilde görülebiliyordu. Albümün çıkışıyla birlikte muhtemelen kendilerinin de beklemedikleri bir popülariteye sahip oldular. İngiltere'de albüm sıklıkla çalınıyordu. Hatta o kadar beğenilmişti ki şarkıların sözleri İngilizce'ye çevrilmiş, ortalıkta dolaşıyordu. Üstüne bir de İngiltere turnesi düzenlendiğinde November epeyce bilinen bir grup haline geldi.

Fonetik açıdan kulağa acayip hoş gelen En ny tid är här...'ın anlamı Yeni Bir Zaman Geldi... Gerçekten de dönemin İsveç Rock müziği düşünüldüğünde yeniliğe pek çok kapı aralayan bir albüm bu. Blues kökeninden beslenen saf bir Hard Rock ile örülü her yanı. Gelişmeye açık, sürekli olarak farklılaşan yapısıyla Heavy Progressive Rock bile diyebiliriz. Pek çoklarında Uriah Heep'in ilk dönemleri ile benzeştiği söylenir. Birebir olarak öyle olmamakla birlikte bu çok doğru bir saptamadır. O dönemin havasını gerçekten iyi bir şekilde verir En ny tid är här...

Yumuşak vokali, yırtıcı gitarları, melodik ama ilerleyen tarzıyla farklılığını ortaya koyar. 3 kişiden bu kadar iyi müzik nasıl çıkar sorusunu da sordurtur. Psychedelic Rock'ın ayak izlerini takip ederek Cream tarzı bir sertliğe, Led Zeppelin tarzı bir coşkuya dönüştürür. Arşivinizde yoksa o arşive arşiv denmez, o kadar diyeyim.

NOVEMBER

Christer Stålbrandt / Bass , Vokal
Richard Rolf / Gitar
Björn Inge / Davul

EN NY TID ÄR HÄR...

01 - Mount Everest 3:38
02 - En annan värld 3:45
03 - Lek att du är barn igen 5:55
04 - Sekunder (förvandlas till år) 4:50
05 - En enkel sång om dej 2:41
06 - Varje gång jag ser dig känns det lika skönt 4:05
07 - Gröna blad 3:00
08 - Åttonde 3:10
09 - Ta ett steg i sagans land 4:05
10 - Balett blues 1:17

26 Eylül 2022 Pazartesi

Nya Ljudbolaget / Nya Ljudbolaget (1980)

2014 yılıydı, yakın bir arkadaşımla bir proje yapıp kazandığımız para ile headliner’ın Black Sabbath olduğu Sweden Rock festivaline gitmiştik. Tabi Progressive Rock seven biri olarak üzerimde “Brainticket” Tshirt ile gitmiştim. Bilirsiniz bu tip festivallerde festival alan girişine yakın CD, Plak, Tshirt vb. satılan yerler vardır. Ben de gördüğüm bir plakçıya girdim ve o alanın sahibi, üzerimdeki Tshirt ü görüp: “buradaki en karizmatik T-shirt sende” dedi ve hemen sohbete koyulduk.

İskandinavları çok severim ve hazır lokal  birini bulmamdan dolayı konuyu hemen  oraya getirdim. Algarnas Tradgard, Sammla Mammas Manna, Tasavallan Presidentti, Radiomöbel vb…havada uçuşuyordu. E tabi arkadaş lokal olduğundan baya detaylı bilgiler veriyordu. Sonra Nya Ljudbolaget’e getirdim konuyu. Benim açımdan o coğrafyadan çıkan en sağlam albümlerden biriydi ne de olsa. Ancak bu grubu ilk defa duyduğunu söylediğinde çok şaşırmıştım.

Şaşkınlığımın nedeni Nya Ljudbolaget’in aslında bir “Super Group” olması.  Bu tek albümlük oluşum, SammlaMammas Manna’dan Hans Bruniusson, Arbete Och Fritid’den Ove Karlsson, Ramlösa Kvallar’dan Kalli Eriksson ve Ulf Wallander in dahil olduğu ve o dönemin İsveç müziğine ciddi anlamda yön veren grupları kurmuş çok önemli isimlerden oluşuyor. Zaten bu isimleri duyduğunda telefona sarılıp 2-3 kişiyi aradı ve 1980 yılında grubun çıkardığı tek albümü hemen satın aldı.

Gelelim gruba ve müziğine. Yukarıdaki isimleri ve grupları bilenler hemen anlayacaktır, albümde yoğun biçimde Çello, Flüt, Klarnet, Sax ve perküsyon mevcut. Ağırlıklı olarak Jazz ve senfonik bir albüm. İlk şarkı “Som Pårlor Skall Du Minnas Mina Tårar” ile bir sürpriz daha yapıyor grup. Kısa ve melankolik parçanın vokalini 70’lerin İsveç’inde en önemli kadın vokallerinden biri olan Marie Selander üstleniyor.

“Immigrantlament” ana enstrümanı Çello olan ama burada akustik gitar çalan bir Ove Karlsson bestesi. Kalli Eriksson’un Flütü ve Ulf Wallender’in saksafonu etrafında dönen melodik bir parça. Daha sonra nelerin geleceğinin bir nevi habercisi.  Brudmarsch Från Orsa” adı gibi marş havasında başlayan trompet yoğun oldukça melodik ama ritmik bir parça. Bu sefer Hans Bruniusson şarkıya davul ile eşlik ediyor.Albümde Sammla Mammas havasını en çok yaşatan şarkı budur diyebilirim. “Längtan Och Förnekelse” A yüzünün Kalli Eriksson imzalı 4. Parçası. Arkada repetitif devam eden melodinin üzerine inşa edilmiş Trompet ve Saksafon ile yürüyen oldukça başarılı bir çalışma.

Şimdi geldik başından bu yana sıradaki şarkının bir öncekinden daha güzel olduğu albümün tepe noktasına. “Trio / Nar Gryningen Kommer” parçası, Karlsson, Wallander ve Eriksson’un emprovizasyon’u ile başlar sonra aynı üçlünün harika aranje edilmiş 2. Kısmı ile devam etmekte. Arkada dalgalanan Çello eşliğinde sopranosax ve flüt ile inşa edilen, keşke daha da uzun olsa diyeceğiniz harika bir çalışma.  Duygusal başlayan A yüzü “Minnesvisa” ile yine oldukça duygusal bitmekte. Kısa olan şarkıda akustik gitar çalan Ove Karlsson’ı ayrıca vokalde görüyoruz.

B yüzüne geldiğimizde bambaşka bir senaryo karşımıza çıkıyor. Deneyselliğin ve emprovizasyonun çok daha fazla olduğu bu yüz, üç parçalı ilk şarkının ilk iki parçası olan “Cellohalling” ve “Putenska Marschen” adlı kısa çalışmalarla başlıyor. İlk parçanın üçüncü bölüm olan “Ramlösa Mammas Fritid” 6 dakikalık emprovizasyon çalışması. Bu yüzün en başarılı anı burası diyebilirim. Belli bölümleri Hans Bruniusson’un da etkisi ile oldukça agresif ilerlemekte. Çalışmanın belli bir ritminin olmaması takibi zorlaştırsa da başarılı bir deneysel çalışma. “Continuum Prometheus” 12 dakikalık albümün en uzun parçası. 2 dakika civarında bir prelude sonrası albümde hiç rastlamadığımız syth ve piyano karşımıza çıkıyor. Enstrümanların sıra ile katıldığı, şarkının sonlarına doğru en son davulun dahil olduğu, repetitif synth üzerine inşa edilmiş deneysel bir parça. “Chal chal chal” ile albümün sonuna geliyoruz. Trompet ve davul eşliğinde bir marş ile başlayan vasatı aşmayan bir şarkı.

Genel olarak harika ve kaçırılmayacak bir albüm. Bu kadar önemli ismi barındırmasına ve bu kadar çapıcı, insanın içine işleyen şarkılara sahip olmasına rağmen neden hak ettiği değeri bulamamış hiçbir zaman anlamadım. İlkinin dinlemekten eskimeye yüz tutmasından dolayı aynı albümün ikinci defa plağını almış biri olarak çok keyif alacağınızı düşündüğüm bir albüm. Keyifli dinlemeler…

NYA LJUDBOLAGET

Hans Bruniusson / Davul, Vibraphone, Marimba, Vurmalılar
Ulf Wallander / Soprano & Tenor Saksafon, Piyano
Karl-Erik Eriksson / Darbouka, Trompet
Ove Karlsson / Çello, Marimba, Vibraphone, Akustik Gitar, Piyano, Synthesizers
Marie Selander / Vokal (1)

NYA LJUDBOLAGET

1. Som Pårlor Skall Du Minnas Mina Tårar (3:35)
2. Immigrantlament (4:30)
3. Brudmarsch Från Orsa (3:25)
4. Långtan Och Förnekelse (6:05)
5. a) Trio (1:40)
b. Nar Gryningen Kommer (3:40)
6. Minnesvisa (1:30)
7. a) Cellohalling (1:35)
b) Putenska Marschen (1:10)
c) Ramlösa Mammas Fritid (6:15)
8. Continuum Prometheus (12:05)
9. Chal Chal Chal (2:20)

18 Eylül 2022 Pazar

Änglagård / Buried Alive (1996)

Änglagård; Tord Lindman (gitar) ve Johan Högberg (bass) ikilisinin “King Crimson ve Yes tandanslı müzik yapacak elemanlar aranıyor” ilanlarını yanıtlayan, Thomas Johnson (tuşlular) ve Jonas Engdegård (gitar)’ın katılımıyla 1991 senesinde İsveç’te kuruluyor. Kısa süre sonra gruba Mattias Olsson (davul) ve Anna Holmgren’in eklenmesi ile bahar aylarında turlamaya başlayarak, stüdyo zamanlarında ilk albümleri Hybris’in bestelerini yapıyorlar.

1992 yılında kayıtlarını tamamlanıp, piyasaya sürdükleri Hybris; Fripp / Wetton / Bruford’lu King Crimson dönemini fevkalade simüle etse de bir o kadar orjinal ve akılda kalıcı melodilerle dolu, müzikal olarak da gayet doyurucu bir albüm. 70’ lere ait; synthler, yaylılar, nefesliler, kontrapuanlar, moog, hammond ve rickenbacker gibi anahtar kelimeler ve daha fazlasını barındırıyor. Tabi gruba sadece Crimsonesque diyip hakkını yemek de ayıp olur zira adamlar o dönemi andıran ama hiç kimseye benzemeyen bir sentez yapmayı becermişler.

Bu gazla da bir sonraki sene ilk albümün yerini aratmayan, çizgilerini hiç bozmadan aynı kadro ile kaydettikleri  Epilog’ un (bir önceki sene de çıktıkları gibi) A.B.D. turnesi sonrası dağılmaları ise -tamam albüm ismi ile sinyal çakmış olabilirler- böylesine iyi bir grup için düpedüz saçmalıktan ibaret. Hala sebebi neydi merak ederim. (Lindman?)

Buried Alive adıyla (diri diri gömmüşler grubu) 1996 senesinde piyasaya sürülen 1994 Progfest konser kayıtlarının setlisti ilk albüm Hybris parçaları ağırlıklı. Grubun son konseri olduğundan kaynaklı olsa gerek, performanslarının albüm kayıtları kadar enerjik olmasa da bestelerin kusursuzluğu (sadece Höstsejd’ in son bölümüne bakın derim), albümü hem tarihi hem de müzikal olarak önemli saymanıza yetiyor.

Bu müziği keşfetmeye başladığım dönemlerde üzerime yağmur gibi yağan senfonik gruplar sağ olsun (sebepsizce sindirilmesi en zor şeylerden başlamış olmanın bağışıklığı sanırım) dizginlenemez bir nostaljiğe dönüşerek (ya da her zaman öyleydim) her fırsatta o dönemin ruhunu arar oldum. Yine Hiçbaymaz sağ olsun, tavsiyelerinden biri olan Änglagård; tam da 70’ lerin ruhunu yansıtan bir grup olması ile, benim gibi nostaljiklerin pek ilgisini çekmiş olacak ki piyasaya çıktıkları anda büyük ilgi görmüş fakat iki albüm sonra maalesef dağılmış. (nostalji karın doyurmamış herhalde)

Neyse ki 2002 yılında Lindman (?) olmadan yeniden bir araya gelerek önce konserler vererek piyasayı yoklayıp, 10 senelik çalışmanın ardından 2012 yılında Viljans Öga adlı albümü piyasaya sürdüler. Ve grup aynı enstruman formasyonuna sahip olsa da öncekinden daha da orjinal bir müzikal yaklaşımları var. (Lindman?)

O albüme de bir göz atın derim.

ÄNGLAGÅRD

Thomas Johnson / Mellotron, Hammond Org, Grand Piyano, Klavye
Tord Lindman / Akustik Gitar, Elektrik Gitar, Mellotron, Vokal, Vurmalılar
Anna Holmgren / Flüt, Mellotron
Johan Högberg / Bass, Bass Pedad
Jonas Engdegård / Elektrik Gitar, Akustik Gitar
Mattias Olsson / Vurmalılar

BURIED ALIVE

01 - Prolog 2:20
02 - Jordrök 11:45
03 - Höstsejd 14:03
04 - Ifran Klarhet Till Klarhet 9:03
05 - Vandringar I Vilsenhet 13:07
06 - Sista Somrar 9:21
07 - Kung Bore 12:34

28 Aralık 2009 Pazartesi

Atlas - Blå Vardag (1979)

Merhabalar herkese.

Uzun zamandır yoktum ortalıklarda; bahane falan bulmayacağım tamamen tembellik benimkisi. Annem senden bıktım demeye başladı artık, ben de şöyle bi silkineyim dedim bitim pirem de silkinsin... İşte böylece bir uyanış denemesi yapma kararından sonra ayaklarımı sürüye sürüye dolaşırken bu albümü gördüm. Aslına bakarsanız ilk önce Atlas ismi çekti beni, mitolojik bir şeyler falan bulurum umuduyla atladım fakat kapağı görünce hayallerim suya düştü.

Yine de ''İyi ki de içimdeki balıkların hepsini yememiş kedilerim:)'' dedim kendi kendime. Çünkü gayet güzel, müzikal olarak çok hoş bir albümmüş bu. Kapak da hiç fena sayılmaz doğrusu. ''Stopp music huss'' mu ne bir şey yazıyor evin duvarında ama ne demek istenildiğini tam anlayabilmiş değilim. Uzakta kalmak yaramıyor bana sanırım çenem de düştü iyice, balık kedi medi derken asıl amacımı unutuyorum. Abilerimiz bu albümde iki klavye kullanmışlar.

Genele baktığınızda klavye ağırlıklı zaten ama davullar gitarlar da etkin değil dersek taş oluruz :P Sanki klavye bizi bi yere taşıyor oradan gitar alıyor kucağına bizi, ondan sonra bi ''Nerdeyim ben?'' oluyorsun ondan sonra da oynamaya başlıyorsun. Oynama işin abartısı tabii ki. Beni mutlu etti bu albüm çok. Kasmadı hiç, kolay dinledim, dibe inmeden yüzdüm... En sevdiğim parça şu diyemeyeceğim bütün itibariyle sevdim. Grup İsveçli, tek albüm yapmışlar.

Grup hakkında yapılan yorumları okuduğumda bi sürü benzetme yapılmış grup için. Kimisi Genesis'in melodik olanı demiş, kimi Camel'in daha bi jazz hali demiş. ben bişey demeyeceğim beğendim, dinledim, dinliyorum... Umarım siz de beğenirsiniz...

ATLAS

Björn Ekbom / Org, Piyano, Synths, Clavinet, Mellotron, Rhodes
Erik Björn Nielsen / Synthesizers, Mellotron, Rhodes, Org, Piyano
Micke Pinotti / Davullar
Uffe Hedlund / Bass, Bass Pedallar, Gitar
Janne Persson / Gitar, Perküsyon

BLÅ VARDAG

01 - Elisabiten (7:12)
02 - På Gata (14:10)
03 - Blå Vardag (6:56)
04 - Gånglåt (2:52)
05 - Den Vita Tranans Väg (7:18)
06 - Björnstorp (6:17)
07 - Hemifrån (7:50)
08 - Sebastian (4:31)

22 Aralık 2008 Pazartesi

Thomas Wiehe - Drömskugga (1974)

Pek gün yüzüne çıkmamış müzisyenlerden biridir İsveçli Thomas Wiehe. Açıkça çok fazla da bilgim yok. Tek bildiğim “Hoola Bandoola Band”in vokalisti Mikael Wiehe’nin erkek kardeşi olması. İskandinav müziğinin en ünlü albümlerinden biri olmadığı çok açık. Ama bu kadar da kenarda kalmış olması çok şaşırtıcı. Albümün genelde sakin ilerleyen bir yapısı var. Ancak öyle bir şarkı var ki sırf bu yüzden albüm el altında mutlaka bulunmalı. “Raga Vid Det Relativas Nollpunkt”dan bahsediyorum. Trip başlayıp çift gitar ile kopan ve kopartan bir parça. Bu yazıyı yazarken dahi ses sonuna kadar açık. :) Başta Wiehe olmak üzere tek kelime ile mükemmel iş çıkarmışlar. Tek kusuru kısa olması. 7 değil 27 dakika olsun isterdik. Leve De Vilda Strejkerna’da kısa ama güzel bir soloya sahip. Albümden bağımsız bir fusion çalışması. Kapanış şarkısı olan Döm Själv’da albümün güzel şarkılarından. Şarkılar arasında kopukluklar olsa da o yıllarda yapılmış kaliteli albümlerden biridir bence... Özellikle gitar ve klavye kullanımı gayet başarılı. Ayrıca Wiehe’nin vokalinin bazı şarkılara yakıştığını söylemek lazım. İskandinav kokusu sinmiş gayet başarılı bir çalışma. Hakkını vermek lazım.. THOMAS WIEHE Thomas Wiehe / Vokal, Gitar, Harmonika Olle Sandén / Bas Gitar Håkan Nyberg / Davul Jan Erik "Fjellis" Fjellström / Gitar Roland Gottlow / Piyano, Klavye, Sax, Flüt (Japon Bambu) Stefan Nylander / Çello (Eremitem) DRÖMSKUGGA 1 - Drömskugga (5:10) 2 - Raga Vid Det Relativas Nollpunkt (7:25) 3 - Eremiten (6:25) 4 - Leve De Vilda Strejkerna (3:24) 5 - Huvet Upp - Benen Ner (5:10) 6 - Röster (7:55) 7 - Döm Själv (4:05)

16 Aralık 2008 Salı

Kvartetten Som Sprängde – Kattvalls (1973)

Bu albümü eklemek bana düşer sanırım. :) Adını “Birger Sjöberg” adlı bir yazarın 1924 yılında yazmış olduğu kitaptan alan bu İsveçli grup, 3 kişiden oluşmasına rağmen aslında 4 kişi olarak kuruldu. Grubun ismi Kvartetten Som Sprangde (The Quantet that Blew Up), yani "Patlayan Dörtlü" anlamına gelmektedir. :) Ancak Margareta Söderberg (Vokal), yani grubun dördüncü elemanı, müzik anlayışının grup ile örtüşmediğini düşündüğünden gruptan ayrılmış. Grup da isim değiştirmemiş ve vokalist olmadan enstrümantal olarak devam etmişler. Bence çok da isabetli olmuş. Vokal bu müziğe ne derece yakışırdı bilemiyorum. Tarz olarak Fusion’a (Jazz-Rock) yakın dururlar. Tabi az biraz psychedelic ve folk’a teğet geçerler. Santana’yı andıran bir havaları olduğu kabul edilir, ki ben de aynı fikirdeyim. Grupta ilk dikkati çeken bir basistlerinin olmaması. Hellman, bas işini klavye ile halletmiş. Diğer bir husus da yine aynı adamın kullandığı Hammond B3…Harika bir atmosfer yaratmış. Sjöberg’in gitar kullanımı -ki bazı bölümlerde çift gitar kullanmıştır- Santana’yı andırır. Ek bilgi olarak 1978 yılında çıkardığı “finn” adında birde albümü bulunmaktadır. O da ayrıca tavsiye olunur. ABBA ile yaptığı çalışma belki sizi ilgilendirebilir ama ben ilgilenmiyorum. Albüme gelince; baştan sonaa aynı kalite ve güzellikte devam eden şarkılardan oluşur. Gitarın ve Hammond’ın sürüklediği bir atmosferde yüzen şarkılardan oluşan albümde neredeyse tüm parçalar birbirinden güzeldir. Subjektif olarak “Gånglåt Från Valhallavägen” birkaç milim daha ileride sanki. Scandinavian Prog (:)) tarzının önemli gruplarından biridir. Ne yazık ki sadece bir albümleri var. 3 kişi ile daha ne yapılabilir bilmiyorum. Harika bir albüm. Keyfini çıkarın. KVARTETTEN SOM SPRÄNGDE Rune Carlsson / Davul Fred Hellman / Klavye, Hammond Finn Sjöberg / Gitar, Flüt KATTVALLS 1 - Andesamba (5:11) 2 - På En Sten (4:30) 3 - Gånglåt Från Valhallavägen (8:49) 4 - Kattvalls (4:49) 5 - The Sudden Grace (4:53) 6 - Vågspel/Ölandsshuffle (7:18)

18 Ekim 2008 Cumartesi

Råg I Ryggen - Råg I Ryggen (1975)

Albümün yorumuna geçmeden önce kvartetten adlı arkadaşımın İskandinav müziği hakkında yazdıklarını desteklediğimi duyurmak isterim kendisine. Gerçekten olsa ya “Scandinavian Prog” ? İtalyan senfonik gibi kendine has bir tarzları yok mu bu heriflerin? Var. Aslında biliyor musun pek de önemli değil. Anlayan anlıyor zaten… Neyse... 70’lerin ortalarında piyasaya çıkan ve grubun kendi adını taşıyan ilk albümleri, oldukça başarılı turnelerle pekiştirilince beklenilen ilgiyi fazlasıyla gördü. Hatta yıllar sonra bile orijinal LP’leri yok pahasına satılmaktaydı hala. Nedendir müthiş bir üne kavuşmuşlar zamanında. (Neden olduğu albüm dinlendiğinde anlaşılacaktır...) Neyse ki birkaç yıl önce piyasaya sürülen yeni baskıları sayesinde koleksiyoncular fazla para vermekten kurtuldu. Altı genç İsveçliden oluşan bu güzelim grupta yoğun bir Deep Purple, Wishbone Ash ve Uriah Heep etkisi kolaylıkla fark edilecektir. Bunların yanında arkadaşların senfoniğe olan tutkuları da göze çarpan ve belki de onları kendileri yapan diğer önemli bir nokta. Yaşlarının getirmiş olduğu toylukları görmezden gelecek olursak oldukça başarılı, bol geçişlere sahip, cevval bir albüm ortaya çıkartmışlar. Andrew Latimer’i anımsatan yan flüt soloları, Detlev Schmidtchen’e taş çıkartacak klavye partisyonları ve tabiri caizse müziklerine “cuk” diye oturan vokaliyle sıkılmadan, hatta severek dinleyebilmek mümkündür sanırım. Bir de Latimer dedim diye Camel gibi oturaklı bir grup beklemeyin, bir çeşit “denedim-buldum” müziğidir denilebilir ama iyi olmuş. Cidden… RAG I RYGGEN Jonas Warnerbring / Vokal, Flüt Christer Sjöborg / Klavye Bjorn Aggemyr / Bas Gitar Björn Nyström / Gitar Jan Aggemyr / Gitar Peter Sandberg / Davul RAG I RYGGEN 1 - Det Kan Väl Inte Vara Farligt (5:37) 2 - You Know It Ain't Easy (7:17) 3 - Spångaforsens Brus (5:52) 4 - Jan Banan (5:10) 5 - Naked Man (6:12) 6 - Queen of Darkness (4:31) 7 - Sanningsserum (6:30) 8 - Sanningsserum (live) (7:26) 9 - Jan Banan (live) (5:26) 10 - Land Over the Rainbow (live) (5:15)

20 Eylül 2008 Cumartesi

Ragnarök - Ragnarök (1976)

İsveç'li elemanlar dingin, insanın ruhunu okşayan, bir iç huzur yakalamasını sağlayan bir albüme imza atmış 70'lerin ikinci yarısında. Quebec'li daha önce blog'a da eklemiş olduğum Harmonium benzeri folk soundları var. Ve tıpkı Harmonium gibi, Ragnarök dinlerken çıkan melodiler için; "Lan ben bunu bir yerde duymuştum, valla lan" diyebiliyorsunuz. ki bu cümle Promenader parçasında bir haykırışa dönüşüyor. Büyük ihtimalle o parçadaki flüt melodisini bir dallama Türk dizisinin promo'sunda duymuşsunuzdur, nitekim Harmonium'da bu başıma geldi, şaşırdım kısaca duruma. Efendim bir kaç kelam daha edeyim; gitar kullanımı, nasıl derler, minimal mi, öyle bir şey. Flüt zaman zaman Ian Anderson fırlaması oluyor, bazen de yine değindiğim gibi Harmonium sakinliğinde. Akustik bir anlayışla kaydedilmiş albüm, bu bakımdan sürekli bir sakinlik söz konusu. Kimse heyecanlanmıyor, melodiye abanmıyor, her şey kaymak gibi ilerliyor. Parçalar uzun, epik bir yapıya sahip olmamasına karşın, birbirini tamamlayan, ortak atmosfere sahipler. Bu da albümü baştan sona rahat dinlemenizi sağlıyor. Harmonium'u burdan indirip ya da farklı bir yolla dinlemiş olanlar bu albüme de dalabilirler direk. Grup İsveç'li prog-folk grubudur, aynı ismi taşıyan diğer iki grupla karıştırmayalım. RAGNARÖK Lars Peter Sörensson / Davul Stefan Ohlsson / Davul, Gitar Peder Nabo / Flüt, Gitar Staffan Strindberg / Elektrik Bass Peter Bryngelsson / Gitar Henrik Strindberg / Elektrik gitar, Flüt, Soprano flüt, Soprano saksafon RAGNARÖK 1 - Farvel Köpenhamn / Goodbye Copenhagen (2:30) 2 - Promenader / Walks (4:40) 3 - Nybakat Bröd / Freshbaked Bread (3:01) 4 - Dagarnas Skum / Foam Of The Days (8:07) 5 - Polska Fran Kalmar / Reel From Kalmar (0:46) 6 - Fabriksfunky / Factoryfunk (4:49) 7 - Tatanga Mani (4:34) 8 - Fiottot (1:23) 9 - Stiltje-Uppbrott / Calm-Breaking Up (4:21) 10 - Vattenpussar / Pools Of Water (4:08)

19 Haziran 2008 Perşembe

Shaggy - Lessons For Beginners (1975)

Bu elamanlar İsveç'den teşrif ediyorlar. Haklarında bilgi edinmek pek zor, cami önüne bebek atar gibi bu albümü çıkarıp yeraltına sünmüşler, belli. Ancak İsveç'ten çıkma Blueset'ile birlikte şu ana kadar dinlediğim en canavar heavy prog culardır bu abiler. Yani line-up larını bile bulmaktan acizim ancak elimde müziklerinin öznesi, şarkıları var, ki bu da yeter be Erdener abi... Ha bir de albüm kapakları var ki sormayın gitsin (sormanıza gerek yok yanda zaten). Şimdi bu harikulade sanat eserini incelemeniz için bir dakika saygı arası veriyorum. Hıh, tamam. Dikkatinizi geri topladıysanız önermemi yolluyorum: Müzikleri en az albüm kapakları kadar güzel. diyorum yani ben. Dinleyin hak verirsiniz...

Bi kere albümde inanılmaz bir melodik cevher var. Bunu benden önce bazı gizli güçler de keşfetmiş olmalı zaten. Albümün 5. şarkısını dinlerken ne demek istediğimi anlayacaksınız. Tahminime göre, seneler önce bir çizgi film yapımcısı abi İsveç seyahatinde kelepir plakçıları dolaşırken kapağı beğenir inceler filan, fiyatı duyunca da hemen edinir ve evde dinlemeye başlar. Lessons for Beginners adlı şarkının melodisi de aklına takılır böyle bilinç altına filan kazınır herhalde. Yıllar sonra bir çizgi filmin yapım aşamasında da soundtrack için bu şarkıyı önerir ve pis pis sırıtarak ekler; "telif hakkını almamız da gerekmez Rahmi, kimenin dinlediği yoktur bu mereti, grup da zaten dağılmış işin peşine gidecek halde değildir". Ve böylece televizyon tarihinin en büyük komplolarından biri sessizce yürürlüğe konulur. İnspector Gadget'dan bahsediyorum. O mehşur gadget melodisi işte bu adamların icra ettiği Lessons for Beginners adlı şarkının ana teması. Tabii bu yapımcıların iğrenç bir elektronik sesle çalması Shaggy'nin çok sesli klavye ve gitarla çeşitli varyasyonlara sokup çalması gibi değil. O melodini altında sağlam bir cevher yatıyormuş meğersem.

Albümün bu şarkıyla sınırlı olduğunu söylemek cinayet gibim bişey olur. Değil öyle. Daha ne antemik, kusursuzca akıp giden sağlam altyapılı şarkılar var bu albümde bir bilseniz.. Zaten birileri bilse bu grubun plakları da zamanında en az Leaf Hound, Tea kadar filan kapış kapış gidermiş. Müzikleri gitar ve klavyenin eşit oranda ön plana çıktığı esaslı bir vokale sahip bangır bangır heavy prog. Kesinlikle edinilip dinlenilesi. Biraz da şans yokmuş artık adamlarda diyelim ve olayı burada kapatalım...

SHAGGY

Jan Gustavsson / Bass, Vokal
Jan Rognås Gitarr / Gitar
Kurt Kästner / Davul
Thomas Engström / Vokal
Thomas J. Ryan / Org, Vokal

LESSONS FOR BEGINNERS

1 - Destination Nowhere (4:42)
2 - Vengence (3:06)
3 - Bitch (4:14)
4 - No Strings (3:45)
5 - Lessons for Beginners (2:53)
6 - On the Road (4:32)
7 - Nobody Cares (3:51)
8 - I Can Feel (3:08)
9 - Brink of Nowhere (7:52)

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Samla Mammas Manna - Måltid (1973)

Evet gerçekten ilginç bir grup ile karşı karşıyayız. İsveçli RIO (Rock in Opposition) grubu fakat. RIO kısır bir tanım olacak grup için zira müziklerinde caz, fusion, İsveç folk müziği ve avant-garde’dı çok güzel karıştıran bir yapıları var. Resmen abuk diye tabir edebileceğimiz bir vokalleri de cabası. Grup daha sonra 1977’de Zamla Mammas Manna ismi ile yeni bir başlangıç yapacaklardır kariyerlerine. Daha sonraları ise klavyeci Hollmer ve gitarist Haapala Vom Zamla ile 1981 yılında kısa süreli bir proje gerçekleştirecektir. 20. yüzyılın sonunda ise SMM ilk kadrosu ile tekrar sahnenin tozunu alacaktır. Biz grubun bu uzun yolculuklarını 1973 yılı Maltid albümü ile anıyoruz.

İkinci stüdyo albümleri Maltid. Dundrets Frojder ile mükemmel ötesi bir giriş yapıyoruz albüme fakat sonradan ipler kopuyor. Şarkının tam ortasında vokalin “bili bili” nidalarıyla tavuk mu kovalaması dersiniz, durup dururken vokale arkadan yaklaşıp, onu avazı çıktığı kadar bağırıp korkutan tipler mi dersiniz, siz düşünün artık ne kadar arıza bir albüm bu. Vokaller Amon Düül II’nin Phallus Dei albümündeki bir kısım egzantirik vokalleri hatırlatsa da ondan çok daha başka, çok daha deli vokal kullanımı var. Zaten O Förutsedd Förlossning parçasına giriş yaptığı zaman anlayacaksınız ne demek istediğimi.

Grubun en güzel yanı da grubun ciddi bir şeyler yaratmak gibi bir kaygıları olmamasıdır sanırım. Mümkün olduğunda eğlenceli müzikler yaratmışlar, yarı sarhoş bir sesle vokal yapmışlar. Progresif müzikte sürekli ciddi bir şeyler arayan ya da duygusallığı sadece melankoli sanan insanların uzak durması gereken, mümkünse hiç bilmemesi gereken bir grup, bir albüm. Zaten asla bu grubun değerini anlayamazlar. Måltid, progresif müziği sevenleri saran sarmalayan, yerinizden kalkıp odanın ortasında tepinmenizi sağlayan bir albüm. Mutlaka edinin. bu arada link hazırda bulunuyordu rapidshare account'ımda biraz kurnazlık ettim.

Gentleoctopus'un Notu: Bu adamların müzik yapmak için yola çıktıklarından bile şüpheliyim ben. Muhtemelen zil zurna sarhoş ya da bi dünya beton oldukları bi anda ellerinin altında buldukları müzik aleti olarak kullanılabilecek ne varsa çalmaya başlayıp sonra da bunları kaydetmişler. Tahminen sabah ayıldıklarında hiçbiri bunları nasıl yaptıklarını hatırlamıyordur. Şaka bi yana pek fazla bilinmeyen ama rock müzik tarihinin enteresan taşlarından biridir SMM. Dinleyince anlarsınız neden olduğunu. Clapton is God benzetmiş ama belirtmeden de geçmemiş bambaşka olduklarını. Hakikaten öyle.. hiçbir şeye benzemiyor SMM müziği. Ha belki onlardan feyz alarak yola çıkanlara benziyordur ama bu onları bağlamaz. Adamlar kaos'un anlamını bulmuşlar sanki. Herşey varken hiçbir şeye dönüşüyor müzik. Ara ara kendinizi yumuşamış hissettiğinizde parça içinde birilerini boğazlıyorlar ve kendinize geliyorsunuz. Eksik, eksik diyoduk.. Al işte birini daha tamamladık.

Samla Mannas Manna

Coste Apetrea / Gitar, Vokal (11 hariç)
Hasse Bruniusson / Davul, Perküsyon, Arka Vokal, Cam
Lasse Hollmer / Piyano, Klavye, Vokal
Lasse Krants / Bass, Vokal
Henrik Öberg / Tumba (11)

Måltid

1 - Dundrets fröjder (10:43)
2 - Oförutsedd f¢rlossning (3:10)
3 - Den återupplivade låten (5:53)
4 - Folkvisa i morse (2:07)
5 - Syster system (2:27)
6 - Tärningen (3:33)
7 - Svackorpoängen (3:11)
8 - Minareten (8:21)
9 - Værelseds tilbud (2:26)

Bonus Parçalar
10 - Minareten II
11 - Circus apparatha
12 - Probably the probably