Progressive Metal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Progressive Metal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2022 Perşembe

High Tide / Sea Shanties (1969)

İngiltere
'den çıkmış belki en iyi Heavy Progressive Rock gruplarından biri olan High Tide için başarılı bir grafik çizdiklerini söylemek son derece yanlış olur. 1969 yılı başlarında Londra'da kurulan grup kısa süre içerisinde albüm anlaşmasını yapıyor ve gerçekten de nitelikleri çok yüksek bir albüme imza atıyor. Hemen ardından gelen 2. albüm, ilki kadar iyi olmasa da ona çok yakın bir yerde duruyor. Fakat sonra iş fena halde kopuyor. 18 yıl boyunca grup dağılmıyor, bir sürü parça kaydediyorlar ama tek bir albüm yayınlayamıyorlar. Tuhaf gruplarla uğraşmaktan da gına geldi, belirtmeden geçmeyeyim.

Türün oldukça sert örneklerinden olan Sea Shanties, herhangi bir zorlamaya gerek bile kalmadan Progressive Metal'in ilk ve en iyi örneklerinden biri olarak sayılabilir. Fazlasıyla yaratıcı düzenlemelerin, kulağın içine girip beyninize doğru tırmanışa geçen melodilerin bu konudaki başarısı yadsınamaz. Grup elemanlarını da yabana atmamak gerekiyor. Muhteşem bir vokal tekniğine sahip gitarist, arada klavyenin başına geçip ortalığı tozu dumana katan kemancı, nereden çıkıp suratınıza yapıştıracağı belli olmayan bass gitarist ve ritimleriyle size dağları aştıran bir davulcudan filan bahsediyoruz yani. Albümün kalitesi ve zorluğu bu birkaç cümlede bile rahatlıkla anlaşılabilir.

Pek çoklarınca bu albümün, Steppenwolf ya da Blue Cheer gibi öncülü olan grupların bazı albümlerine benzediği söylense de bu tamamen saçmalık. Bahsi geçen her iki grup da çok iyi olmalarına rağmen High Tide'ın müziği kaydedildiği zamanın çok ötesinde bir yapıya ve düzenlemelere sahip. Daha önce dinlediğiniz herhangi bir şeyle karşılaştırmaya kalkışamıyorsunuz bile. Bugünün teknolojik imkanlarıyla bile kaydedilmesi pek olası görünmüyor. Dinlerken çoğunlukla kendinizi kaptırıp ne kadar  süre boyunca o durumda kaldığınızı bile anlayamıyorsunuz.

Albümün daha başında devasa bir gitar riff'i karşılıyor sizi. Tam ona alışmaya başlamışken enfes ritimlerle bezeli bir yerden geçip elektrikli kemanın dahil olduğu melodik bir karmaşada buluyorsunuz kendinizi. Kaotik bir boyuta sürüklenir şekilde darmadağın oluyorsunuz. Canınızı sıkacak herhangi bir şey yok, dikkatinizi dağıtacak en ufak bir pürüz de bulunmuyor. Bu bile albüm ile ilgili beklentilerinizi yüksek tutmak konusunda yeterli olmalı.

HIGH TIDE

Tony Hill  / Gitar
Peter Pavli / Bass
Roger Hadden / Davul
Simon House / Keman

SEA SHANTIES

01 - Futilist's Lament 5:17
02 - Death Warmed Up 9:08
03 - Pushed, but Not Forgotten 4:43
04 - Walking Down Their Outlook 4:58
05 - Missing Out 9:38
06 - Nowhere 5:54

4 Eylül 2022 Pazar

Nekropsi / Mi Kubbesi (1996)

Necropsy
adıyla yayınlanan ilk demoları olan Speed Lessons Part I ile dönemin metal camiası tarafından yanlış anlaşılarak büyük tepki toplamış, (kime neyin dersini veriyorsunuz demiş, henüz 10 sene kadardır var olan bir camianın ağaları paşaları) ardına 4 sene sonra isimlerini Türkçe okunuşlu Nekropsi’ye, tarzlarını da büyük oranda bizim havalardan harmanlı bir senteze dönüştürerek kaydettikleri ilk albümleri Mi Kubbesi ile yine aynı güruhun büyük saygısını kazanmış nadide bir grup Nekropsi. (asıl dersi böyle vermiş babalar)

Albüm neredeyse tamamında denk geleceğiniz cleane yakın crunch tonlardaki gitar partisyonlarına sahip Crying Game ile açılışı yapıyor. Tüm enstrümanların atak halinde olduğu, harmonilerin birbirini kovaladığı, kategorize etmenin de pek zor olduğu - gitarların bağlama gibi tınıladığını da işin içine katarsak- bu tarz ile albüm boyunca bir kaç parçada daha karşılıyoruz. (Efsane ve Ateis bunların en belirginleri) Bu arada albümün miksajından da anlaşılabileceği üzere parçalar farklı zamanlarda kaydedilmesine rağmen, parça diziliminde bütünlük çok başarılı korunmuş ve ilk beş parçadaki enerji tüm albüme paylaştırılmış. Ve evet ilk beş parçaya gelirsek, (itiraf zamanı) albümü ilk dinlemeye başladığımda altıncı parçaya geçmeme engel olacak kadar yoğun ve etkileyici gelmişti de anca bir kaç hafta sonra albümü tamamlayacak kıvama gelebilmiştim. (biraz o dönemki mevcut müzikal anlayışım ve kavrama yetimle de alakalı olabilir tabi)

Bu arada Cevdet Erek’in albüm için yazdığı kısa hikayedeki metoforlardan hareket edersek albümün altıncı parçası Derinlik ile mevzunun derinleştiğini düşünmek de mantıksız değil. Zira parça kaotik açılışı sonrası tıpkı okyanusun derinliklerine indiğinizi hissedeceğiniz flanger ve delay kombinli gitarları ile soft jazz hissiyatıyla kapanış yapıyor. Dımlı Mi ve Lim, ağırlaşan tempo ve kararan atmosferlerine rağmen gubun yine rahat durmadığı anlar içeren, ağır toplardan saymasınız da bütünlüğü sağlayan parçalar.

Delicesine hızlı davulların üzerine yürüyen bağlamayı andıran gitar melodisiyle John Zorn işlerini andıran Hindu sonrasında iyice sertleşen ve karanlıklaşan albüm, Yollar ile Son’ a yaklaşıp 41 ile kapanışını yapıyor. (tabi bu benim gibi saplanıp kalmaz da altıncı parçaya geçerseniz şahit olacağınız bir durum) Bu arada daha önce isimlerini duymama rağmen (Kurban’dan Kerem Tüzün’ ün katılması ile ilgili haberlerini okuduğumu bile hatırlıyorum) grubun müziği hakkında hiç bir bilgim yoktu da Hiçbaymaz sağolsun “sen seversin bunu” diyerek dinletmişti. Hatta bir kaç hafta sonra da beraber Peyote’de canlı izlemiştik. (2007 ortası gibi olmalı)

NEKROPSİ

Cem Ömeroğlu / Gitar, Vokal
Cenk Turanlı / Bass, Perdesiz Bass, Vokal
Cevdet Erek / Davul, Vokal, Darbuka, Bendir
Tolga Yenilmez / Gitar, Vokal, Efektler, Sample, Bass, Perdesiz Bass, Kemençe, Yaylı Bass, Bağlama

Mİ KUBBESİ

01. Crying Game (2:43)
02. Fok (4:43)
03. Efsane (6:29)
04. Çarsı (1:15)
05. 94 Kor (2:58)
06. Derinlik (5:49)
07. Dımlı Mi (6:26)
08. Lim (2:07)
09. Hindu (2:19)
10. Çarklar (5:20)
11. Ateis (2:46)
12. Göç (5:20)
13. Kubbealtı (0:32)
14. Yollar (8:39)
15. Son (5:11)
16. 41 (9:35)


ICG