Bu albüme 5 yıldız vermeyen Saku gibi olsun. E daha ne diyeyim ki? Oblomov da severdi bunu. Ben başta pek sevmemiştim ama o sıralarda fena halde Barclay James Harvest dinlemekteydim ve dünya yemyeşil bi vadinin orta yerine düşüldüğünde umursamazca sevilecek bi durumdaymış hissi uyandırıyordu bende.
Albümü ancak aylar sonra tekrar elime aldım ve pişmanlığın ne demek olduğunu ilk o zaman anladım. Tuf Tuf The Puff da severdi diye hatırlıyorum bu albümü. Hatta bendeki albümü ben ondan tırtıkladıydım. Umarım okumuyodur bu satırları. Gerçi okusa da anlamaz. Ha bu arada Tuf Tuf The Puff; en kısa zamanda Mister No'larımı, Tapınak Şövalyelerini ve diğer iki kitabı getir, adamın asabını bozma!
TRAFFIC
Steve Winwood / Vokal, Gitar, Piano, Org Jim Capaldi / Vokal, Vurmalılar Rick Grech / Violin, Bass Gitar Chris Wood / Flüt, Saksofon Jim Gordon / Davuk Reebop Kwaku Baah / Vurmalılar
THE LOW SPARK OF HIGH-HEELED BOYS
01 - Hidden Treasure (4:16) 02 - The Low Spark Of High-Heeled Boys (12:10) 03 - Rock & Roll Stew (4:29) 04 - Many A Mile To Freedom (7:12) 05 - Light Up Or Leave Me Alone (4:53) 06 - Rainmaker (7:39)
Saku sağolsun. Beni taaa 10-12 yıl öncesine götürdü. Daha yeni yeni yeryüzünün diğer yüzlerine alışmaya başladığım bir sırada Jack Kerouac'ın Yolda (On The Road) isimli kitabını henüz bitirmişken bulmuştum bu albümü. Şaane bi konser kaydı. Kerouac'ın kitabıyla hiçir bağlantısı olmasa da insan bağlantı arayınca buluyor, tıpkı aradığı diğer kötü şeylerde olduğu gibi.
Albüm Traffic'in 1973 yılındaki konserlerde yaptıkları kayıtlardan oluşuyor. Dinledikçe Steve Winwood'un ne dehşet bi müzisyen olduğunu, Jim Capaldi ve Chris Wood ile neden çok iyi dost olduğunu anlıyor insan. Ha bi de öyle güzel takılmışlar ki sahnede dinlerken anlıyosun ne biçim keyif aldıklarını.
TRAFFIC
Barry Beckett - Klavye Jim Capaldi / Vokal, Davul, Vurmalılar Roger Hawkins / Vurmalılar David Hood / Bass Gitar Reebop Kwaku Baah / Vurmalılar Steve Winwood / Vokal, Gitar, Piano Chris Wood / Saksofon, Flüt
ON THE ROAD
01 - Glad / Freedom Rider (20:49) 02 - Tragic Magic (8:30) 03 - (Sometimes I Feel So) Uninspired (10:20) 04 - Shoot Out At The Fantasy Factory (6:40) 05 - Light Up Or Leave Me Alone (10:30) 06 - Low Spark Of High-Heeled Boys (17:35)
Vee sonunda... Birader Saku istedi, Gentleoctopus hazırladı; James Gang.
Eagles'dan tanıdığımız Joe Walsh'ın adının duyulmasını sağlayan gruptur bu. Dinle dinle bitmez albümlerdendir. Uzun zaman önceden tanıdığımız Oblomov abimizin bi türlü sevemediği bizimse takıntılarımızı bi yerlerde unutmamızdan kaynaklı sevgi seliyle kucakladığımız Gang başarılı albümlere imza atmıştır. Vakit buldukça, keyif katlandıkça diğer albümlerini de inceleriz. Dinlerken keyif alın...
The JAMES GANG
Jim Fox - Vokal, Gitar, Piano, Vurmalılar Joe Walsh- Vokal, Gitar, Piano, Klavye Tom Kriss - Flut, Bass Gitar, Geri Vokal
YER' ALBUM
01 - Tunning Part One 02 - Take A Look Around 03 - Funk No.48 04 - Bluebird 05 - Lost Woman 06 - Stone Rap 07 - Collage 08 - I Don't Have The Time 09 - (a) Wrapcity In English, (b) Fred 10 - Stop
Gentleoctopus Records'un blues ve blues rock severlere armağanıdır. Özellikle de sevgili dostumuz Bambam'a ithafen yayınladığımız bu albümde geçmiş yıllar içerisinde dibimizi düşüren, dinledikçe kendimizi Nirvana'yla haşır neşir hissetiğimiz parçalara yer verdik. Tuf Tuf The Puff'un da sevebileceğini düşündüğümüz toplamayı dinlerken kendinizden geçeceğinize eminiz. Bu arada Tuf Tuf The Puff'a ulaşabilen varsa beri gelsin, bizi haberdar etsin, olmadı ona haber verip "Demir Kelebek seni arıyo" desin.
NEVERGIVEUP PURPLEROSE
01 - Worried Dreams / Livin' Blues 02 - Whisky In The Jar / Thin Lizzy 03 - I Woke Up This Morning / Ten Years After 04 - I Got The Same Old Blues / Lynyrd Skynyrd 05 - I Can't Quit You Baby / John Mayall 06 - Who's Been Talkin' / Robert Cray
Haberi verdik ama bu çalışma hızlı bir şekilde gelişti. İşte size Gentleoctopus Records hızı ve yine Gentleoctopus Records farkı... "Dünyanın bütün keyifsizleri, eğlenin!"
Bu toplama uzun yıllar öncesine dayanan (ki Demir Kelebek Gereksiz İşler Kulübü ile ilgili hemen her şey uzun yıllar öncesine dayanır) ve keyif alınarak hüzünlenilen, eğlenilen günlere ithafen hazırlanmıştır. Albümde çalan tipler bizim mahallenin çocuğu, sevdiğimiz abilerimizdir.
PUT SOME BURNING TURNING INTO MIDDLE
01 - Bring You Joy / Argent 02 - Dancing With The Moonlit Knight / Genesis 03 - Hidden Treasure / Traffic 04 - Jessica / The Allman Brothers Band 05 - Mummy Was An Asteroid, Daddy Was A Small Non-Stick Kitchen Utensil / Quiet Sun
Yakında üçlü bi toplama albüm dizisi hazırlıyoruz siz sevgili dinleyenlerimiz için. İlki "Put Some Burning Turning Into Middle", ikincisi "NeverGiveUp PurpleRose" ve üçüncüsü de "Chicken Translate With Egg Sauce"
Adamlar hakkında en ufak bi bilgim yok. Hard Rock'la Blues Rock arası bişeyler yapıyolar. Vanilla Fudge'u andırıyo ama onlardan daha.. daha.. ne biliim daha farklı bişeyler işte. Sakuban'la laflıyoduk da gecenin bi vakti. Bi kıyak daha yapayım dedim ona. Sever o böyle enteresan tipleri. Kendisi de enteresandır zaten. Kaç yıldır birlikte parça kaydedicez, kitap çıkarıcaz, dergi çıkarıcaz, yayınevi kurucaz, yapıcaz da yapıcaz. Arpa'nın boyu ne kadar bilmiyorum ama eminim o kadar bile ilerleme kaydedemedik. Yahu zaten daralıyo insan; iş-uğraş, insanlarla iletişim kurmaya çalış, bi yerlerden para kazan.. teheeyyy! İnsana sosyal paylaşım ve aktivite lazım.. Bak Saku'cum iyice hödüğe döndük. Seni beni var eden şeylerden geçtik fani dünyanın fani işlerine kaptırdık kendimizi.. Az biraz da kendimizden bişeyler katalım hayata. Bi sabah uyandığımızda Gregor Samsa gibi kalkmayalım yataktan..!
THE SACRED MUSHROOM
Larry Goshorn / Lead Gitar, Vokal Danny Goshorn / Vokal Jon Stewart / Bass Rusty Work / Harp
THE SACRED MUSHROOM
01. I Don't Like You (2:52) 02. You Won't Be Sorry (2:18) 03. Catatonic Lover (3:02) 04. All Good Things Must Have an End (4:41) 05. I'm Not Like Everybody Else (4:34) 06. I Take Care (4:59) 07. Mean Old World (4:38) 08. Lifeline (6:37)
Psychedelic (saykodelik) olayına girmiş enteresan tipler. Aslına bakarsanız ööle çok süper değiller ama ben bu sabahtan beri psychedelic bi durumdayım. Kafamı toparlayamıyorum. Bi de sabahtan beri bu adamların parçalarını mırıldanıyorum. Zati hava sıcak, e bu sıcakta kafa beton gibi sert, e o sertliğin içinde kalan bi rahatlama duygusu yok.. gel de psychedelic dinleme. Ne zamandır da dinlemiyorum ha bu herifleri. Nerden takıldılarsa artık bugün dilime.. Ortalık yanıyo.. küresel olarak hepimiz yanıcaaazz, bari enteresan sanrılar görerek yansak da bi işe yarasa. Hani şöyle renkli, cümbüşlü, korkutucu, çıldırtıcı, insanın akıl sağlığını yerinden edecek bişeyler.. Bi tür "Requiem For A Dream" ya da Jim Morrison'ın şaman dansı sırasında yaşadıkları gibi.
CHOCOLATE WATCH BAND
Mark Loomis / Lead Gitar David Aguilar / Lead Vokal Gary Andrijasevich / Davul Sean Tolby / Gitar Bill 'Flo' Flores / Bass
NO WAY OUT
1. Let’s Talk About Girls 2. Midnight Hour 3. Come On 4. Dark Side of the Mushroom 5. Hot Dusty Road 6. Are You Gonna Be There (At the Love-In) 7. Gone and Passes By 8. No Way Out 9. Expo 2000 10. Gossamer Wings
İnsanın hayatını değiştirebilecek albümlerden biri. "Öyle şey olur mu canım" demeyin. Hakikaten oluyo. Bana oldu. Tanıdığım bikaç kişi daha var, onlara da oldu. Hatta bu albümü dinleyen ve hayatı değişen sadece bikaç kişi tanıyorum da diyebilirim. Gentleoctopus'u ya da nam-ı diğer Ian Nottingham'ı tanıyanlar (ki her iki isim de kendisi tarafından seçilmiştir, bi de kendisine gözleri ve iyi niyeti yüzünden "Kör Baykuş" diyenler de vardır) albümdeki 4. parçayı mutlaka mırıldanırken duymuşlardır. 6. parça Salisbury ise hem Nottingham hem biraderi Louise Cyphre hem de Tuf Tuf The Puff tarafından yıllardır sevilerek dinlenegelmiştir. Her üç eleman da 16 dakikalık bu şarkıya yeri geldiğinde ıslıkla yeri geldiğinde sesle eşlik edebilmektedirler.
URIAH HEEP
David Byron - Lead Vokal Ken Hensley - Org, Piyano, Slide ve Akustik Gitar, Harpsichord, Vokal Mick Box - Lead Gitar, Akustik Gitar, Vokal Keith Baker - Vurmalılar Paul Newton - Bass Gitar
SALISBURY
1. Bird Of Prey (4:05) 2. The Park (5:38) 3. Time To Live (4:02) 4. Lady In Black (4:33) 5. High Priestess (3:39) 6. Salisbury (16:02)
Bonus Tracks
7. Simon The Bullet Freak 8. High Priestess (Single Edit.)
Yıllar önce yani ben çocukken TRT 1'de (ki TRT şu an hayatımızdaki en büyük eksikliktir) "Kavanoz'daki Adam" isimli bir dizi yayınlanmıştı. Sevdiğimiz abilerimizden Ahmet MEKİN oynuyordu. Diğer oyucuları hayal meyal hatırlıyorum ama onlardan tek tek ve emin olmadan bahsetmeye gerek olmadığı kanaatindeyim. Hoş diziden de çok bişey hatırlamıyorum da konu aşağı yukarı şöyleydi sanırım; kentli entelektüel adamımız bir beyin rahatsızlığı geçirir ve hastaneye kaldırılır. Zaman ilerledikçe durumun kötüye gideceği anlaşılır ve köylü birinin beyni ile adamın beyni ameliyatla değiştirilir. Böyle anlatınca konu abuk subuk gibi geliyo ama aslında değil. Neyse.. diziyi çok iyi hatırlamasam da çocukken bile aklımda diziden kalan ve beni etkileyen nokta şu olmuştur: kavanozun içinde ve tek başına. Hep biçim değiştiririz, mekan değiştiririz, çevre değiştiririz hatta ve hatta kendimizi değiştiririz ama hep de bi yalnızlık vardır içimizde, bir yalnızlık hissi. Son zamanlarda küresel ısınmanın (bkz. global warming-Türkçesi kıçımız tutuşucak..) yanı sıra bi küresel embesillik hali de süregitmekte. Sosyal, kültürel, etik, manevi..vs.vs. biçok anlamda etrafta iletişim kuracak neredeyse hiç kimse kalmadı. E bu da insanoğlunun soyunun tükendiği teorisini düşünmeye itti beni. Gündüz vakti elinde kandille ortalıkta dolaşan Diogenes'e ne yaptığını sorduklarında "insan arıyorum" cevabını yapıştırması gibi bir kötü duruma doğru evrildik.
Nerdesiniz... ses verin.. Demir Kelebek Gereksiz İşler Kulübü Nuh'un Gemisi'nde çalışacak tayfa arıyor.
Eveeeet, sonunda Gentleoctopus Records adı altında ilk albümümüzü de yayınlıyoruz. Her ne kadar albüm sevdiğimiz abilerimizden topladığımız parçalarla da yapılmış olsa neticede bi albüm. Adı gene çok sevdiğimiz bi abimizden geliyor; Bambam's Cafe. Şimdi isme bakıp da "hmm, belki de bu şarkılar Bambam'ın Kafe'sinde çalınıyor" diyebilirsiniz. Cevap "yok daha neler" olacaktır. Bambam kafede hayatta böyle şeyler çalmaz.. çalsa iyi olur hatta kendisi de çalmak ister belki ama kafeye gelen herkes de dinlemez ki kardeşim bu tarz şeyleri. O nedenle de sağolsun Bambam arada sırada beynimizin tavanını tırmalayan şeyler çalar. Ama bazen de hakkaten uçurur bizi. Ya arkadaşlar bi iyilik yapın da Bambam'ın Kafeye gittiğinizde ahan da bu blogdaki albümlerden ya da parçalardan bahsedin. O nasıl olsa bana sorucak bunlar var mı, bulabilir miyiz filan diye.. En azından istek üzerine kafedeki müzik tarzına biraz müdahale şansına sahip olmuş oluruz. Hadi size iyi dinlemeler.
BAMBAM'S CAFE
01 - Lady Of Attraction/Krokodil 02 - How To Gypsy Was Born/Frumpy 03 - What Can A Poor Boy/Out Of Focus 04 - Permillion Puppet Dance/Nine Days Wonder 05 - Lord Love/Jane
Valla bu albüm için ne yazsam diye epeyce bi düşündüm ama yazacak bişey gelmiyo. Malum dışarıda nişan sürüyo hala. Sağ olsun Ten Ten istedi bu albümü. Ben de unutmuştum, ne zamandır dinlemiyodum.. çok güzel oldu böyle.
Adamlar Alman. Öyle bi müzik yapıyorlar ki akıllara zarar. Elektronik müziğe benzese de kendileri bi ara nudist müzik yapıyoruz filan demişler. Gerçi ben orda değildim o açıklamayı yaptıklarında.. arkadaşların yalancısıyım. Bi de genel olarak progressive elektronik yaptığı söylenir bu adamların. Açıkçası ben 7-8 yıldır dinliyorum ama hala çözemedim ne yaptıklarını. Bi süre sonra vazgeçtim zaten kategorilendirmeyi. Adamlar yapmış ben de dinliyorum. Bence siz de dinleyin..
KRAFTWERK
Ralf Hutter - Klavye, Elektronik Sesler Florian Schneider - Flüt, Keman, Elektronik Sesler Karl Bartos - Vurmalılar (aslında drum machine) Wolfgang Flur - Vurmalılar (bu da drum machine çalıyo)
Alman jazz rock, fusion ve free jazz grubu. Albüm, nitelikleri açısından ilk dönem albümleri kadar iyi olmasa da arşivde bulunması gereken albümlerden.
Aslında bu albüm için yazacak bi dolu şey var ama nedense bu akşam hiç keyfim yok. Ortam çok sıcak, dışarıda yani bizim sokağın orta yerinde birinin nişanını yapıyolar klavyeci getirmişler bi tane adam beynimin içine etti. Hayır adam doğru düzgün çalsa gam yemiycem.. yanlış akorlar, yanlış notalar, bi de dayamış altyapıya çıstak çıstak olayını.. ne keyif kaldı ne de bişey yapma arzusu.. Zaten Bambam da 21 Temmuz olayını iptal etti, ona da canım sıkkın. Birileri bana yer bulsun, millete müzik ve video izleticem..
KRAAN
Peter Wolbrandt - Gitar Johannes "Alto" Pappert - Saksofon Ingı Bischof - Klavye, Bass Gitar Helmut Hattler - Bass Gitar Jan Fride - Vurmalılar
FLYDAY
1. Far West (2:29) 2. My brother said (3:40) 3. Ausflug (7:13) 4. Gayu Gaya (5:06) 5. You're Right (5:55) 6. Young King's Song (5:35) 7. Buy Buy (3:33) 8. Flyday (3:21)
Uriah Heep grubundan Ken Hensley'in 1971'de tam da Uriah Heep'in Salisbury ve Look At Yourself albümleri arasında Alman Heavy Psychedelic Rock grubu "Virus"'ün elemanlarından bazıları ile birlikte Almanya'da kaydettiği albüm. Belli bir konsept üzerinde yoğunlaşan albümde Hensley tüm yeteneklerini sergilemekle birlikte vokal konusunda da ne derece yetkin olduğunu gösteriyor.
Hem albümle hem de grupla aynı adı taşıyan Weed sert bir yapıya, sağlam gitar oyunlarına sahip enstrümental bir parça. Lonely Ship ise favori listesine girebilecek bir ballad. Açılış parçası Sweet Morning Light'ı da unutmamak gerekir.
WEED (with KEN HENSLEY)
Ken Hensley - Vokal, Klavye, Gitar Bernd Hohmann - Flüt Werner Monka - Gitar Reinhold Spiegelfeld - Bass Rainer Schnelle - Klavye Peet Becker - Davul
WEED
01. Sweet Morning Light (05:51) 02. Lonely Ship (03:16) 03. My Dream (06:36) 04. Slowin' Down (04:35) 05. Before I Die (03:47) 06. Weed (07:14)
Analogy 1970 yılında İtalya'da, İtalyan bir klavyeci tarafından kurulmuş Alman progressive rock grubu. İlk isimleri The Yoice. 1972'de grubun adını değiştirip Analogy yapıyorlar ve albüm de aynı isimle çıkıyor. 1 yıl sonra da konumuz olan "The Suite" albümünün kaydına başlanıyor.
Tematik bir albüm olan "The Suite" uzun çalışmalar ve gayretlerle (ve bi sürü başka sebepten) grup 1974 yılında dağılmış olmasına rağmen 1980 yılında yayınlanıyor. Ama albümü 1973 yılına tarihlemek daha doğru sanırım. "The Suite" 2 parçadan oluşmakta ve kendi içinde upuzun bir öykü anlatmakta. Klasik müzikle içiçe giden bir yolda neredeyse günümüz elektronik efektlerine yaklaşan ses oynamaları ile başyapıt statüsüne konabilecek albümlerden...
ANALOGY
Martin Thurin - Akustik & Elektirik Gitar, Piyano, Sesler Jutta Nienhaus - Vokal R.J. Brett - Bass Gitar S. Hunter - Vurmalılar J. Anderson - Piyano, Telli Çalgılar M. Dragutesru - Elektrik Gitar A. Asmus - Viola
THE SUITE
1. The Suite A (16:04) a) Sink or Swim b) The Mirror c) The Treatment d) Merseburg Charm e) Spirit Dance 2. The Suite B (11:53) a) Ventador b) Intermission c) 1000 Deaths d) Is there a Chance
İtalyan Progressive Rock gruplarının başlıcalarından biri olan Aktuala'nın en iyi albümlerinden biri. Hepsi hepsi 3 tane albüm yaptıklarını da düşünürsek en iyi albümleri de diyebiliriz. Atmosfer yaratmakta bu adamların üstüne tanımam.
İlk parça "When The Light Began"a dikkat. İnsanın içine işleyen bir yapıya sahip. "Altamira" ve "Alef's Dance" de gözden kaçmayan parçalar. Aslında hepsi iyi.. ne demeye zorluyorsam..! Flüt, saksofon ve vurmalılara dikkat!
Bu Albüm Pavlov’s Dog’un ilk albümü olmakla birlikte en iyi albümü olma özelliğini de taşımaktadır. David Surkamp’ın etkileyici ses rengi ve vokali başka bir yerde bulamayacağınız lezzettedir. Rush’dan Jethro Tull’a uzanan geniş bir yelpazede gezinen albümün hemen her parçası kişiselleştirebileceğiniz ve hayat boyu aklınızda taşıyacağınız bir yol arkadaşına dönüşmektedir.
13 Yıl Sonra Ekleme: Sanılanın aksine İngiliz değil de Amerikalı olan Pavlov's Dog St.Louis, Missouri çıkışlıdır. Kökeni, High On A Small Hill adlı yerel bir cover grubuna dayanır. Surkamp'ın liderliğinde progressive bir albüm çalışması için bir araya gelen elemanlar Surkamp'ın vokal tekniğinin öne çıktığı bu ilk albümde iyi bir kalite yakaladıklarının farkına varırlar. Surkamp, Safron, Carver ve Scorfina tarafından yazılan parçaların hemen hepsi birbirinden farklı ve hepsi de ayrı ayrı hit sayılabilecek niteliktedir.
Progressive içerisine karışmış psychedelic ve blues etkileri, kimi zaman melodik kimi zaman ritmik hale gelen parçalarda kendini gösterir. Açılış parçası Julia vokal tekniği ve sözleri açısından kendi başına küçük bir baş yapıt sayılabilir. Gerçi şarkı listesine şöyle bir göz gezdirince hemen hemen tüm parçaların benzer bir özelliğe sahip olduğunu çekinmeden söyleyebiliriz.
PAVLOV'S DOG
David Surkamp - Lead Vokal, Gitar David Hamilton - Keyboards Doug Rayburn - Mellotron, Flüt Mike Safron – Vurmalılar Rick Stockton - Bass gitar Siegfried Carver - Violin, Vitar, Viola Steve Scorfina - Lead Gitar
PAMPERED MENIAL
01 - Julia 3:12 02 - Late November 3:13 03 - Song Dance 5:01 04 - Fast Gun 3:04 05 - Natchez Trace 3:43 06 - Theme From Subway Sue 4:25 07 - Episode 4:08 08 - Preludin 1:37 09 - Of Once and Future Kings 5:32