5 Mayıs 2008 Pazartesi

Mahavishnu Orchestra - Birds of Fire (1973)

…ihanete uğramış gibiydim, yaklaşık iki senedir kullandığım gözlüğüm, misinası kopmuş ve camı düşerek kullanılmaz hale gelmişti. Gece ne yaptığımı hatırlamasam da hor kullanacak kadar yeni değilim bu konuda! Lakin öğrendiğim; güneş gözlüğünün de faydalı bir şey olduğuydu zira gözlükçüye kadar bana refakat eden o tel güneş gözlüklerine minnettar olduğumu belirtmeliyim.

Karşımızda kaydedildiği zamanın ötesinden bir albüm var, belki de bu zamanın bile... John McLaughlin gibi insansı bir varlık (…sahneye çift boyunlu “Gibson SG”- altı ve on iki telli iki gitarın tek vücutta hayat bulmasıdır- gibi ilahi bir gitarla çıkan) öncülüğünde kurulan grup iki ayrı versiyona sahip, tıpkı Colosseum gibi iki adet albüm yayımladıktan sonra dağılan grup daha sonraki çalışmalarında (Colosseum ile tek farkı aynı isimle devam etmiş olmalarıdır) pek kayda değer işler çıkaramamış olsa da, Inner Mounting Flame ’71 ve Birds of Fire grubun şöhreti yakalamasını sağlayan albümlerdir. Tüm enstrumanların ön planda olduğu ve tüm müzisyenlerin ileri derecede virtüöz olduğu bir grup Mahavishnu Orchestra, progresif rock ve caz harmanıyla müzikte sağlam bir dinamik yakalamış. Bence bunu; neredeyse bir saniye bile sabit kalmayan davul ritmleri ile beyninizi bulandırırken, yer yer deneysel ritmlerle (One Word adlı parçadaki yaklaşık 250 rpm tempolu ritm) parçalara farklı tatlar katan Cobham’a borçlu. Tabi diğer elemanların da katkılarından bahsetmemek olmaz zira Moog ilginç bir şekilde atmosferi oluşturmak yerine gitar ve keman ile solo düellolarda yer alırken, Goodman da Hammerdan altta kalmayarak müziğe senfonik öğelerden çok shred ve mute sololarıyla katkıda bulunuyor. Bunca anormal enstrumantasyonun arasında birazcık geri planda kalmış gibi duran Laird ve bass gitarı, böylesine harmoni çılgınlığının içinde var olması gereken en önemli etkeni yani bass davulu destekleyerek karşıtlığı sağlıyor ve müziğin vuruculuğuna en büyük katkıyı yapıyor.

MAHAVISHNU ORCHESTRA

John McLaughlin / Gitar
Jerry Goodman / Keman
Jan Hammer / Piyano, Moog
Rick Laird / Bass
Billy Cobham / Davul

BIRDS OF FIRE

1 - Birds of Fire (5:41)
2 - Miles Beyond (Miles Davis) (4:39)
3 - Celestial Terrestrial Commuters (2:53)
4 - Sapphire Bullets of Pure Love (0:22)
5 - Thousand Island Park (3:19)
6 - Hope (1:55)
7 - One Word (9:54)
8 - Sanctuary (5:01)
9 - Open Country Joy (3:52)
10 - Resolution (2:08)

4 yorum:

stalingrad dedi ki...

getleoctopus,bi kaç istedğim olacak..tabi öncelikle albümü indirdim sağol..jane - 1972 - Together albümü ve biraz güney amerikaya uzanıp Sui Generis hakkında biraz bilgi istiyorum ve varsa 1973 - Confesiones de invierno albümünü ve Iceberg - Sentiments - 1977 albümünü istiyorum tabi varsa..teşekkür ederim şimdiden..

Gentleoctopus dedi ki...

yahu öncelikle ben sana gelemedim kusura bakma, bi dolu işim çıktı. Jane listeye alındı. Iceberg'i de iyi hatırlattın, ben uzun süredir dinlemiyodum, onu da listeye aldık.Sui Generis'e gelince... (listeye aldık) Arjantin'li folk rock grubudur kendileri. 1969 yılında To Walk Spanish ve The Century Indignation adlı iki grubun birleşmesinden oluşmuştur. Vida ve Confesiones De Inverno adlı 2 şaane albümün ardından 1974 yılında Pequenas Anecdotas Sobre Las Instituciones adlı muhteşem bi albümle finali yapmışlardır. Güney Amerika'nın havasından, suyundan yoksa toprağından mıdır nedir bu elemanlar da protestler sisteme ve hayata karşı. Şarkıların sözlerinden belli olmaktadır bu da. Albümlerde gitar, bass, davul gibi klasikleşmiş rock müzik aletleri yanında piyano, flüt ve Arjantin'e özgü yerel aletler de kullanmışlardır. Son olarak da 2000 yılında Diego Armando Maradona'nın sayesinde iyi bildiğimiz Boca Juniors'a ait stadyumda (Buenos Aires'te bulunmaktadır bu stad) devasa bi konser vermişlerdir. O günden beri de bu arkadaşlardan haber alınamamaktadır. Sanırım şimdilik bu kadar bilki kafidir. Gerek duyulursa buralardayız..

NOT: Blog yazarı olmak isteyen arkadaşlar arıyoruz, bağlantı için gentleoctopus@gmail.com'a mail atın yeter.

NOT 2: Oblomov abi, bak abi dedik büyüğümüzsün dedik, sen de tamam ben de yazıcam artık blog'da dedin, ama tık yok hala. Olmuyor böyle.. Biz müziğin çeyreğini Hikmet Şimşek'ten çeyreğini kişisel tırmalamalardan kalan yarısını da senden öğrendik. Bizi yalnız bırakıyorsun bak, olmuyor...

Adsız dedi ki...

heyt be buralarda mahavishnu da mı görecek, dinleyecek, pasifize olacaktık koltuğumuzda. kesinlikle heyt.

Adsız dedi ki...

https://yadi.sk/d/UFhl34y6uQwyZ